Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 24 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Kurumlar Vergisi Genel Tebliği ile yatırım teşvik belgesine sahip kurumların asgari kurumlar vergisi uygulaması örneklerle açıklanmış oldu. Biz de bu yazımızda konunun öne çıkan yönlerini özetlemeye çalışacağız.
KRİTİK TARİH: 2 AĞUSTOS 2024
Asgari kurumlar vergisini düzenleyen 7524 sayılı Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 2 Ağustos 2024 tarihi, yatırım teşvik belgeleri açısından önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
Bilindiği üzere asgari kurumlar vergisi uygulaması, kanunda açıkça istisna edilen kazançlar dışında kalan birçok istisna ve indirim unsuruna rağmen şirketlerin belirli bir asgari vergi yükü taşımalarını esas alan ve 2025 yılından itibaren uygulamaya giren yeni bir sistemdir. Düzenlemenin temel mantığı, çeşitli istisna ve teşviklerden yararlanılsa bile yüzde 10 oranında kurumlar vergisi ödenmesini sağlamaktır.
Bu çerçevede yatırım teşvik sisteminde yer alan yatırıma katkı tutarları da genel olarak asgari kurumlar vergisi uygulamasında koruma kapsamı dışında bırakılmıştır. Ancak burada önemli bir istisna bulunuyor.
Kanunun yayımlandığı 2 Ağustos 2024 tarihinden önce yatırım teşvik belgesi almış olan mükelleflerin, bu belgeler kapsamındaki yatırımlarına ilişkin yatırıma katkı tutarlarını asgari kurumlar vergisinden indirebilmelerine imkân tanınmıştır.
REVİZE EDİLEN BELGELERDE DURUM NE?
Tebliğde özellikle altı çizilen konulardan biri de 2 Ağustos 2024 tarihinden önce alınmış olmakla birlikte daha sonra revize edilen teşvik belgelerine ilişkindir.
Buna göre, kanunun yayımlandığı tarihten sonra teşvik belgesine eklenen ilave yatırım tutarları, asgari kurumlar vergisi bakımından koruma kapsamında değerlendirilmeyecektir.
Bu konu ilerleyen süreçte yargıya taşınabilecek tartışmalı alanlardan biri hâline gelebilir. Ancak kanaatimizce, kanunun amacı dikkate alındığında idarenin yaklaşımı kendi içinde tutarlıdır. Çünkü düzenlemenin temel prensibi, mevcut yatırım teşvik belgelerine belirli ölçüde kazanılmış hak koruması sağlamak; buna karşılık yeni yatırım genişlemelerini ise yeni sisteme tabi tutmaktır.
Dolayısıyla daha sonraki revizyonların koruma kapsamı dışında bırakılması, kanunun genel mantığı açısından doğal bir sonuç olarak değerlendirilebilir.
TEBLİĞDEKİ ÖNEMLİ DETAY
Tebliğde yer alan örnekler dikkatle incelendiğinde ise, revize edilmiş yatırım teşvik belgelerine sahip yatırımcılar bakımından İdarenin tamamen katı bir yaklaşım benimsemediği görülüyor.
Hatta bazı yönleriyle mükellef lehine değerlendirilebilecek bir seçimlik uygulamaya da yer verildiği dikkat çekiyor.
Bilindiği üzere, kurumların çeşitli istisna ve indirimler nedeniyle hesaplanan normal kurumlar vergisinin, asgari kurumlar vergisinin altında kaldığı durumlarda, asgari vergi hesabında hangi unsurların dikkate alınacağı büyük önem taşıyor.
İşte tebliğ burada önemli bir yöntem öneriyor.
Buna göre kurumlar isterlerse, dönem içerisindeki yatırım teşviki nedeniyle indirimli kurumlar vergisi matrahlarını; 2 Ağustos 2024 öncesi ve sonrası yatırımlardan kaynaklanan kısımlar olarak ayırabilecekler.
Bu ayrım, her bir yatırımın toplam teşvik belgesi içindeki oranı dikkate alınarak yapılabilecek.
SEÇİMLİK HAK VE GELECEK YILLAR ETKİSİ
Bu yöntemin tercih edilmesi hâlinde, asgari kurumlar vergisinden indirilebilecek yatırıma katkı tutarı daha düşük çıkacaktır. Dolayısıyla ödenecek asgari kurumlar vergisi de diğer yönteme göre daha yüksek olacaktır.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir avantaj bulunuyor.
Kullanılmayan ve devreden yatırıma katkı tutarları endekslenerek sonraki yıllara taşınmaya devam edecektir. Bu nedenle bazı mükellefler açısından, daha düşük indirim kullanıp kalan yatırıma katkı tutarını ileriki yıllarda değerlendirmek daha avantajlı sonuçlar doğurabilir.
Özellikle uzun vadeli yatırım planlaması yapan şirketlerin, bu seçimlik hakkı yalnızca cari dönem vergi yükü açısından değil, gelecek yıllardaki vergi projeksiyonlarıyla birlikte değerlendirmelerinde fayda bulunuyor.
SON SÖZ
Kanaatimizce tebliğde bu seçimlik yönteme yer verilmiş olması olumlu bir yaklaşımdır.
Çünkü uygulamada doğabilecek birçok teknik tartışmanın önünü şimdiden alma amacı taşıdığı görülüyor.
Elbette burada indirilebilecek toplam yatırıma katkı tutarının anılan tarihten önceki yatırımlar için hesaplanacak yatırıma katkı tutarını aşamayacağı unutulmamalıdır.
Bu nedenle yatırım teşvik belgesine sahip mükelleflerin, özellikle 2 Ağustos 2024 öncesi ve sonrası yatırımlarını analiz ederken yeni tebliğ hükümlerini dikkatle değerlendirmelerinde fayda bulunuyor.