ABD Başkanı’nın Çin ziyareti, gösterişli bir karşılama ve ağırlama programı ile gerçekleşti. Ziyaret önemli somut sonuçlar doğurmuş görünmüyor, ancak iki büyük gücün ilişkilerindeki değişimi görünür kılmasıyla önem taşıyor.
Ticaret gelişmeleri
Görüşmelerde bir yıl kadar önce başlayan, tarafların ek gümrük vergilerini bir yıllığına geri çektiği ateşkes sürecinin devamına karar verilmiş görünüyor. Buna ek olarak iki ülkenin eşit miktarda ürün için karşılıklı olarak gümrük vergisi indirimi için çalışmalar yürütecekleri de belirtiliyor.
İç politika açısından Trump, Çin’den ABD’li üreticiler için güzel anlaşma haberleri ile dönmeyi istiyordu. Bu, Çin’in 200 adet Boeing jet ve tarım ürünleri alımlarını artırmasıyla sınırlı kalmış görünüyor. Çin tarafında yapılan açıklamalardan uçak alımlarının, ülkenin teknolojide hâlâ dışa bağımlı olduğu sivil uçak motoru ve diğer aksamları konusunda ABD’den temin garantisi karşısında olduğu anlaşılıyor. Tarım ürünü alımlarının da karşılıklı gümrük indirimi çalışmalarına bağlı olarak gerçekleştirileceği anlaşılıyor. Sonuç olarak, Çin tarafı Trump’ı memnun etmek için çantasını hediyelerle doldurmuş görünmüyor.
Bir uyarı
Çin tarafından yapılan açıklamalara göre görüşmelerde Xi, Trump’a Tayvan konusunun iki ülke arasındaki temel mesele olduğunu, bu doğru ele alınırsa ilişkilerde istikrar yaşanacağını, öyle olmazsa ilişkilerin bütünüyle tehlikeye gireceğini, çatışma yaşanabileceğini belirtti. Görüşmelerde Çin tarafının Trump’ın gönlünü hoş etmeye çabalayacağı beklentisi yaygınken, bu oldukça sert bir açıklamaydı.
Yeni bir ilişki modeli
Görüşmelerde Xi, iki ülke arasındaki ilişkilerin bir Yapıcı Stratejik İstikrar modeli çevresinde gerçekleştirilmesini önerdi ve bu anlaşıldığı kadarıyla Trump tarafından da benimsendi. ‘Stratejik istikrar’, soğuk savaş döneminde ABD ve Sovyetler Birliği arasında barışın nükleer savaş yani karşılıklı imha riski ile sağlandığı yapıyı niteliyor. Yeni önerilen ise tarafların rekabeti sınırlı ve yönetilebilir düzeyde tuttukları, belli konularda işbirliğine, imha değil yapmaya dayalı bir model.
İki yeni kurul
Açıklamalara göre taraflar iki ülke arasında ticaret konusundaki anlaşmazlık konularını ele alıp çözüm üretecek bir Ticaret Kurulu ve yatırım konularını ele alacak bir Yatırım Kurulu oluşturacaklar. Çin’in ABD’deki yatırımları 2016 yılında 50 milyar dolara yakın bir düzeye çıktıktan sonra ABD tarafından konan kısıtlamalarla düşük düzeylere inmişti. Yatırım Kurulunun Çin için bu alanda açılma sağlamaya yöneleceği anlaşılıyor.
Sonuç
Çin tarafı uzun zamandır ABD ile ilişkilerin iki eşit büyük güç olarak yürümesi gerektiğini dile getiriyordu. Bu ziyaretteki görüntü ve gelişmeler Trump yönetimiyle ilişkilerde bu yönde bir gelişime işaret ediyor. Ancak Trump’ın politikalarında ani değişimler olabiliyor, öte yandan sonbahardaki ara seçim öncesinde Çin ile iyi ilişkilere ihtiyacı var. Trump yönetiminin Çin’e yaklaşımındaki değişimin kalıcı olup olmadığını ara seçim sonrası anlayabileceğiz.