Kazablanka üzerinden Afrika’daki bağlarımızı kuvvetlendirelim
Afrika kıtasında büyük ölçekli projelerin ardından KOBİ’lerle bölgedeki iş yapma fırsatlarını tabana yaymaya hazırlanan Türkiye, Afrika’daki tek Serbest Ticaret Anlaşmasına sahip olduğu Fas’la işbirliği fırsatlarını güçlendirme hedefinde. Türkiye’nin girişimci ruhuyla Fas’ın Afrika’daki güçlü konumunun birleşmesi gerektiğini belirten konunun uzmanları, “Türkiye, Fas üzerinden Afrika’daki ekonomik bağlarını kuvvetlendirebilir” çağrısında bulundu.

Türkiye son yıllarda Afrika’da büyük ölçekli projelerin yanı sıra KOBİ’lerle de işbirliği fırsatlarını tabana yaymaya hazırlanıyor. Kıtada çok çeşitli girişimleri olan Türkiye’nin, Fas üzerinden de bölgedeki bağlarını kuvvetlendirebileceğini ifade eden konunun uzmanları, İstanbul Ticaret Odası’nda (İTO) düzenlenen ‘Afrika Pazarlarında Ticaret ve Yatırım Fırsatları Semineri’nde bir araya geldi. Seminerde, Kazablanka Finans Merkezi’nin sunduğu avantajlar üzerinde duruldu.
YENİ SOLUK GETİRECEK
Seminerin açılış konuşmasını yapan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca, Türkiye ile Fas arasındaki siyasi ve kültürel dostluğun finans alanına da yayılacağını belirterek, şunları söyledi: “Fas’ın dinamik ekonomik yapısını, genç nüfusu, altyapı yatırımlarını ve güçlü iç pazarını çok iyi biliyoruz. Fas, Afrika kıtasına geçiş noktasıyla stratejik bir öneme sahip. Söz konusu stratejik zemin, dış ticaret ve doğrudan yatırımlarla ilgili işbirliklerinin önünü açıyor. İki ülkenin dış ticaret hacmi, 2006 yılında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması’yla (STA) önemli bir ivme kazandı ve geçen yıl 6 milyar dolara yaklaştı. Bu olumlu trend; kimyevi maddeler, otomotiv, çelik, tekstil, makina ve ekipmanlar gibi sektörlerdeki işbirliğimizin gücünü gösteriyor. 2010 yılında kurulan Kazablanka Finans Merkezi (CFC), bunun en önemli yansımasıdır. 280’den fazla küresel şirkete ev sahipliği yapan bu çatı, Türkiye-Fas ilişkilerine yeni bir soluk getirecektir. CFC, ikili ilişkilerimizi geliştirmenin yanı sıra Afrika pazarlarına erişimde de köprü vazifesi görüyor. Biz bu ikili avantajı çok önemsiyoruz.”

TÜRK GİRİŞİMCİLİK RUHU
Toplantıda konuşan CFC CEO’su Said İbrahimi de Türk girişimciliğinin vizyoner ruhuna hayran olduklarını belirtti. Fas’ın, 2004 yılında Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalayan ilk Afrika ülkesi olduğunu hatırlatan İbrahimi, “20 yılı aşkın bir süre sonra bu karar, birbirimize duyduğumuz güvenin ve ortak vizyonumuzun gücünün bir sembolü olarak duruyor. O günden bu yana ortaklığımız dikkate değer bir dönüm noktasına ulaştı. 2025 yılında iki ülke arasındaki ticaret 6 milyar dolara yaklaştı. Bu sadece bir rakam değil, bir semboldür. Derinliğin ve ekonomik tamamlayıcılığın bir sembolü. Ancak ticaret sadece başlangıçtır. Bir sonraki bölüm, bu ivmeyi daha derin bir stratejik ittifaka dönüştürmekle ilgilidir. Yatırım, inovasyon ve ortak değer yaratma üzerine kurulu bir ittifak. Temeller zaten atılmış durumda. 250’den fazla Türk şirketi her gün Fas’ın ekonomik dönüşümüne katkıda bulunuyor. Bugün Fas, Türkiye’nin Afrika’daki doğrudan yabancı yatırımları içinde en büyük destinasyonudur. Ve bu başarı hikayesi bize daha ileriye bakma, daha büyük düşünme ve birlikte inşa etme konusunda güven veriyor” dedi.
GÜVENİLİR İNİŞ PLATFORMU
CFC Genel Müdür Yardımcısı Lamia Merzouki de Afrika pazarına giriş için CFC’nin güvenli bir iniş noktası olduğuna dikkat çekti. CFC’ye Afrika’nın 54 ülkesinden 50’sinin üye olduğunu söyleyen Merzouki, sözlerine şöyle devam etti: “Fas, köklü monarşisi sayesinde çok yönlü bir siyasi istikrara sahip. Makroekonomik istikrar açısından da bugün Afrika’da bir referans noktası olarak kabul ediliyor. Fas, Batı Afrika’da birinci, tüm kıtada ise ikinci büyük yatırımcıdır. Ayrıca Fas, 2025 itibarıyla yatırım yapılabilir kredi notuna sahip tek Afrika ülkesidir. 2.5 milyardan fazla tüketicinin pazarına erişim sağlayan açık bir ekonomiyiz. ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması olan tek Afrika ülkesiyiz. AB ile ‘ileri statü’ dediğimiz statüyü alan ilk ülkeyiz. Arap Serbest Ticaret Bölgesi’nin bir parçasıyız. Bizim için çok önemli olan bir diğer husus da Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi’dir. Kazablanka’dan dünya çapında 100’den fazla, Afrika’da da yaklaşık 30 destinasyona erişebilirsiniz. Bu da Kazablanka’yı Avrupa ile Afrika arasında bir numaralı hava merkezi haline getiriyor. Biz bir vergi cenneti değiliz. OECD ve Avrupa kurallarına yüzde 100 uyumluyuz.”
SERMAYE KONTROLÜ KISITLAMASI YOK
CFC İş Geliştirme Danışmanı Bouchra Mikou, CFC’de benzersiz bir tek durak ofisi olduğunu, çalışma izin sürelerinin 24 saat, şirket kuruluşlarının 48 saat, oturma izinlerinin de 7 gün sürdüğünü söyledi. Mikou, “Yetenekleri çekmek en önemli noktalardan biridir. Bu nedenle CFC’de yabancı yetenekleri çekme konusunda esnekliğe sahibiz. Yabancı çalışanları işe almadan önce, o işi yapabilecek yerel bir yetenek olmadığını kanıtlama yükümlülüğümüz yok. CFC’de aslında sermaye kontrolü kısıtlaması yok. Üyelere yabancı paralarını diledikleri gibi kullanma imkanı sunar; yani yabancı paraların tam konvertibilitesi ve sermayenin kısıtlamasız geri transferi (ülkesine iadesi) mümkün. Kişisel gelir vergisinde yüzde 20’lik bir üst sınırımız var. Bu, Afrika’ya daha fazla yetenek çekilmesine yardımcı oluyor; çünkü bir çalışan, bu bölge dışındaki bir rakibine göre daha fazla maaş alır, zira daha az vergi ödeyecektir” şeklinde konuştu.






Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…