Yapay zeka KOBİ’ler için rekabetin anahtarı
Üretimden e-ticarete, müşteri deneyiminden insan kaynağına kadar iş süreçlerini dönüştüren yapay zeka, reel sektör için yeni bir verimlilik ve rekabet alanı oluşturuyor. Uzmanlar, yapay zekadan gerçek fayda sağlamak için temiz veri, insan merkezli yaklaşım ve KOBİ’lerin dönüşüme entegrasyonunun önemli olduğuna dikkat çekiyor.

Teknolojinin sunduğu hız ve verimlilik, özellikle KOBİ’ler, e-ticaret firmaları ve hizmet sektörleri için yeni bir rekabet alanı oluşturuyor. Bu kapsamda İstanbul Ticaret Odası’nda, iş dünyasının yapay zekaya uyum sürecini ele almak amacıyla ‘Reel Sektörde Yapay Zeka: Verimlilik, Dinamizm ve Dönüşüm’ başlıklı seminer düzenlendi.
İSTİHDAMA ETKİSİ
Seminerin açılış konuşmasını yapan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Murat Hazıroğlu, 2026 yılını yapay zeka ve dijitalleşme yılı olarak başlattıklarını belirterek, şunları söyledi: “Bu dönüşümün en önemli unsurlarından biri veri. Dijitalleşme ve yapay zekayı konuşurken, verisiz hiçbir değerin oluşamayacağını biliyoruz. Ancak verinin yalnızca var olması yetmez; temiz, ulaşılabilir ve işlenebilir hale getirilmesi gerekir. Yapay zekadan gerçek verim alabilmek için öncelikle doğru veri altyapısına sahip olmak gerekiyor.”

Hazıroğlu, yapay zekanın istihdama etkisi hakkında da “Dünyada yapay zeka nedeniyle 86 milyon kişinin işini kaybedebileceği ifade ediliyor. Buna karşılık 93 milyon kişi için yeni iş alanının da ortaya çıkacağı belirtiliyor. Soru şu; bu yeni iş alanından ne kadar pay alabiliriz, gençlerimizi buna nasıl dahil edebiliriz?” dedi.
İNSAN MERKEZLİ YAPAY ZEKA
Turkcell Yapay Zeka Ürün Yönetimi ve Müşteri Deneyimi Direktör Yardımcısı Veysel Başaran da insan merkezli yapay zeka başlıklı bir sunum yaptı. Başaran, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, onu ticari değere dönüştürenin, akademik bilgiye çevirenin ve kamusal fayda yararına kullanıma sunanın her zaman insan olduğunu belirtti.
Üretken yapay zekanın her sektörü etkilediğini, her mesleği dönüştürdüğünü ve verimliliği artıdığına belirten Başaran, “Artık yapay zekayı ikiye ayırıyoruz: Geleneksel yapay zeka ve üretken yapay zeka. Geleneksel yapay zekada çözüm geliştirmek için mühendislik birikimine, akademik bilgiye ve büyük ve tasnif edilmiş veri setlerine ihtiyaç vardı. Doğal dil işleme, görüntü işleme ve benzeri alanlarda belirli teknik uzmanlık gerekiyordu. Bugün ise insanlar üretken yapay zeka sayesinde herhangi bir teknik bilgiye sahip olmadan, doğal dille konuşarak ihtiyaçlarını karşılayabiliyor. En büyük kırılma noktası da şu: Artık teknik bilgiye sahip olmadan, sadece sahip olduğumuz iş bilgisiyle bu araçları kullanarak somut çıktılar üretebiliyoruz” diye konuştu.
Seminerin son bölümünde ise İKAS İş Geliştirme Müdürü Umut Akgül, e-ticarette yapay zekanın özellikle görsel üretim, SEO, kampanya yönetimi ve yeniden pazarlama süreçlerinde işletmelere sağladığı hız ve maliyet gibi avantajlar hakkında bilgi verdi.
ASIL MESELE POTANSİYELİ KULLANABİLMEK
Marmara Üniversitesi İktisat Teorisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurullah Gür, seminerde yaptığı sunumda, yapay zekanın reel ekonomi ve büyüme üzerindeki olası etkilerini makroekonomik açıdan değerlendirdi. Teknolojik dönüşümün günlük hayatı hızla değiştirmesine rağmen bunun büyüme ve verimlilik rakamlarına henüz aynı ölçüde yansımadığına dikkat çeken Gür, “Yapay zeka, ekonomik büyüme için yeni bir hikaye sundu. Ancak mesele bu potansiyeli ne kadar ve nasıl kullanacağımızdır” dedi.
Yapay zekanın büyümeye katkısına ilişkin akademik tahminlerin farklılaştığını belirten Gür, bazı çalışmaların sınırlı, bazılarının ise güçlü bir üretkenlik artışı öngördüğünü ifade etti. Bu farkın, yapay zekanın hangi sektörlere, hangi amaçlarla ve hangi aktörler tarafından yönlendirileceğinin henüz netleşmemesinden kaynaklandığını vurgulayan Gür, teknolojinin sağlık, eğitim, bilim ve üretim gibi alanlara kanalize edilmesi halinde ekonomik etkisinin daha kapsayıcı olabileceğini söyledi.
Türkiye açısından asıl fırsatın yapay zeka teknolojisini geliştiren ana aktörlerden biri olmak değil, bu teknolojiyi reel sektörün ihtiyaçlarına uyarlamak olduğunu belirten Gür, özellikle KOBİ’lerin dönüşüme dahil edilmesinin kritik olduğunu kaydetti.






Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor…