Cuma26 Haziran 202621:50İSTPİYASAKAPALI
DünyaÖne çıkan

Uzmanlar Yeni Hicaz Yolu projesini değerlendirdi! Bölgesel güç olmak için fırsat

Osmanlı Devleti'nin son döneminde yapılan ve yeniden inşa edileceği açıklanan Yeni Hicaz Demir Yolu projesiyle, uzmanlar bölgesel güç olmak için bir fırsat olduğunu açıkladı. Projenin hayatı geçmesiyle enerjiden tekstile kadar birçok ürünün kesintisiz bir şekilde gideceğini de vurguladı.

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Uzmanlar Yeni Hicaz Yolu projesini değerlendirdi! Bölgesel güç olmak için fırsat

Osmanlı'nın son döneminde yapılan ve yeniden inşa edileceği duyurulan Yeni Hicaz Demiryolu projesini uzmanlar görüşlerini açıkladı. Uzmanlar, Sultan II. Abdülhamid Han, döneminde inşa edilen ve Şam'dan Medine'ye kadar kısmı tamamlanabilen tarihi Hicaz Demir Yolu'nun yeniden inşasını şöyle değerlendi.

 

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamalarda Şam ile Ürdün arasındaki bölümün eski haliyle korunarak bir kültür ve turizm yolu olarak hizmet vereceğini, bununla birlikte günümüz ulaşım ve taşıma ihtiyaçlarına cevap verecek yepyeni ve "modern bir Hicaz Demir Yolu"nun inşa edileceğini ifade etti.

 

Türkiye, Suriye ve Ürdün Ulaştırma Bakanlıkları arasında imzalanan mutabakat zaptıyla ilk adımı atılan bu proje kapsamında, öncelikle Türkiye'deki mevcut demir yolu ağının Suriye'nin Halep kentine kadar uzatılması ve Suriye tarafında eksik kalan 30 kilometrelik hat üstyapısının tamamlanması planlanıyor.

 

Bakan Uraloğlu, modern standartlara uygun olarak inşa edilecek bu yeni demir yolu hattının ilerleyen süreçte Suudi Arabistan ve Umman'a kadar uzatılmasının planlandığını vurgulayarak, Ürdün'ün Akabe Limanı'nı da içine alan bu ağın, kuzeyden gelen yükleri Kızıldeniz ve ötesine taşıyacak bir deniz-kara köprüsü" işlevi göreceğini ve "üç ülkenin ihracat potansiyelini ve transit gelirlerini katlayacak bir çarpan etkisi oluşturacağını" kaydetti.

 

HİCAZ DEMİR YOLU'NUN TARİHİ ÖNEMİ
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) Öğretim Üyesi, Orta Doğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği (ORDAF) Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, II. Abdülhamid'in en büyük projelerinden biri olan Hicaz Demir Yolu'nun inşa edilmesinin üç ana sebebi olduğunu belirtti.

 

Kurşun, "Birincisi dini sebeptir. Hacca gidecek Müslümanların dünyada gelişen ulaşım imkanlarını kullanarak kolayca Medine'ye ulaşmalarını sağlamaktır." dedi.

 

Demir yolu hattının Mekke'ye kadar uzatılmasının planlandığını ancak bu hedefin gerçekleştirilemediğini söyleyen Kurşun, bununla birlikte, inşa edilen yan hatlarla Kudüs'e ulaşımın kolaylaştırılmasının ve Müslümanlar için kutsal öneme sahip iki coğrafyanın demir yolu ağıyla birbirine bağlanmasının amaçlandığını kaydetti.

 

Projenin ikinci hedefinin siyasi olduğunu dile getiren Kurşun, "Sultan Abdülhamid hilafet politikalarını ve İslam birliği politikalarını bu yolla hem Osmanlı hem Osmanlı'nın dışındaki Müslümanlara bu yolla tanıtmak ve İslam birliğine katkı sağlamak istiyordu." ifadelerini kullandı.

 

Kurşun, Hicaz Demir Yolu projesinin İstanbul'a kadar uzanmasının planlandığını, amacın "idari mekanizmayı hızlandırmak ve kontrolü sağlamak" olduğunu dile getirdi.

 

Demir yolu projesinin üçüncü hedefinin ise bölgesel kalkınma olduğunu vurgulayan Kurşun, şunları ifade etti:

"Demir yolu sayesinde bölgesel kalkınma sağlanması hedefleniyordu. Özellikle Şam-Medine arası ve yan hatlar sayesinde geniş bir alana ürün taşınabiliyor veya istasyonların etrafındaki ürünler dış pazara açılıyordu. Bu konuda o zaman yapılan istatistikler hem yolcu hem de mal nakliyatında istenen sonuçların alındığını gösteriyor."

 

"YENİ ALTERNATİF BÖLGESEL GÜCÜN ORTAYA ÇIKMASI MÜMKÜN"
ORDAF Başkanı Kurşun, "Proje teknik anlamda tamamlanıp hayata geçirildiğinde, küresel baskılara karşı daha dirençli ve bölgesel işbirliğini temel alan alternatif bir güç merkezinin oluşması mümkün olacaktır." ifadelerini kullandı.

 

Projenin sadece nostaljik bir tatmin sağlamayacağını daha nesnel ve rasyonel sonuçlar doğuracağını vurgulayan Kurşun, şunları kaydetti:

"Projenin bir ucunun Kızıldeniz diğer ucunun Hürmüz Boğazı yakınlarına ulaşması dünya ticaret güzergahına yeni bir alternatif ve yeni bir soluk getirerek uluslararası rekabetleri önleme kapasitesine sahip olacaktır. Böyle bir projenin hem bölgesel hem de küresel barışın temininde de ciddi katkıları olacaktır."

 

İRAN'A KARŞI SALDIRILARLA ÖNEM KAZANDI
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Uluslararası Ekonomik Entegrasyon Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Kenan Aslanlı ise ABD ve İsrail ittifakının İran'a karşı düzenlediği saldırılar ve İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasıyla Körfez ülkelerinin dış ticaret için kullandığı önemli rotaların riske girdiğini hatırlattı.

 

Aslanlı, bu süreci öngören Türkiye tarafının 2025 yılından itibaren Suriye, Ürdün, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerini Türkiye ve Avrupa Birliği'ne bağlayan yeni bir koridor inşası için çalışmalara başladığını söyleyerek şu ifadeleri kullandı:

 

"Bu koridorun en önemli ayağı Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan rotasında tarihi Hicaz Demir Yolu'nun yeniden yapılması ve genişletilmesi oldu. Modern Hicaz Demir Yolu olarak isimlendirilen bu proje benzer bölgesel jeopolitik kriz durumlarında Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine Türkiye ve Türkiye üzerinden Avrupa Birliği ve diğer bölgelerle çeşitli ürünlerin ithalat ve ihracatını devam ettirme fırsatı sunmaktadır."

 

Aslanlı, daha ileri aşamada bu demir yolu hattının Umman Körfezi kıyısındaki Sahar Limanı'na kadar uzatılmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

"Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Yemen ve Lübnan ile de bağlantıların kurulması düşünülmektedir." diyen Aslanlı, "Bu bağlantı doğrudan modern ve genişletilmiş Hicaz Demir Yolu projesi kapsamında veya Körfez demir yolu (Gulf Railway) projesi ile entegrasyon yoluyla sağlanabilir. Bir diğer bağlantı hattı Ürdün'ün Akabe Limanı ile kurulmakla Kızıldeniz bağlantısı gerçekleştirilebilir." değerlendirmesinde bulundu.

 

TİCARET ROTALARINA ENTEGRE EDİLEBİLİR


Projenin hayata geçirilmesi sürecindeki en önemli meselenin Suriye-Ürdün hattındaki demir yolu bağlantısının onarılması olduğunu aktaran Aslanlı, şöyle devam etti:

"Modern ve genişletilmiş Hicaz Demir Yolu projesinin gerçekleşmesi önünde en önemli mesele Suriye-Ürdün hattında yaklaşık 400-500 kilometrelik demir yolu bağlantısının onarılması veya yeniden kurulmasıdır. Özellikle Suriye bağlamında Türkiye sınırından Halep'e kadar tahrip olmuş yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda demir yolunun yeniden yapılması ihtiyacı söz konusudur.

 

Aynı zamanda Şam'dan Ürdün'e kadar farklı standartlarla yapılmış tarihi Hicaz Demir Yolu'nun Türkiye'nin de desteğiyle yeniden yapımı gündemdedir. Bu projenin gerçekleşmesi iç savaştan yeni çıkmış Suriye'nin ekonomisinin canlanması ve lojistik altyapının güçlenmesi ile bu ülke üzerinden transit geçişlerin hızlanması anlamına geliyor."

 

Aslanlı, hattın diğer uluslararası ticaret güzergahlarıyla entegrasyon potansiyeline ve stratejik önemine dikkati çekerek "Irak ile bağlantı ise Türkiye, Suriye, Irak ve Suudi Arabistan arasında kara yolu bağlantısı üzerinden yapılabilir. Aynı zamanda, modern ve genişletilmiş Hicaz Demir Yolu projesi ile Kalkınma Yolu projesinin entegrasyonu sağlanabilir. " ifadelerini kullandı.

 

Öğretim Üyesi Aslanlı, yeni Hicaz Demir Yolu projesi ile Çin'in Kuşak ve Yol Projesi ve Orta Koridor'un entegrasyonu sağlanırsa Türkiye ve Suriye üzerinden Uzak Doğu, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Körfez bölgelerinin ticaret rotalarının entegre edileceğini dile getirdi.

 

Aslanlı, Yeni Hicaz Demir Yolu projesini lojistik açıdan değerlendirerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Burada önemli olan modern Hicaz Demir Yolu projesinin Körfez ülkelerinin petrol ve doğal gaz dışındaki ürünlerin ithalat ve ihracatı için alternatif güzergah olarak stratejik öneminin ön plana çıkarılmasıdır.

 

Aynı zamanda, farklı koridorların entegrasyonu ve senkronizasyonunun taşımacılıkta maliyetleri düşürme ve toplam taşınan mal hacmini artırma yönünde etkisini öne çıkarmaktır."

 

HİCAZ DEMİR YOLUNUN TARİHİ
Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid Han döneminin en önemli projelerinden biri olan Hicaz Demir Yolu, 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine güzergahında inşa edildi.

 

Demir yolunun yapımına 1 Eylül 1900'de Şam ile Der'a arasında başlandı. Şam'dan Medine’ye doğru inşasına başlanan hat, 1903'te Amman’a, 1904’te Maan’a, 1 Eylül 1906'da Medayin-i Salih’e ve 31 Ağustos 1908'de Medine’ye ulaştı.

 

Ana istasyonları Amman’ın yanı sıra Şam, Der’a, Katrana ve Maan olan hat, kısa ömrüne rağmen önemli askeri, ekonomik ve toplumsal etkiler doğurdu.

 

Hatta 1910'da 198 bin 448, 1913’te 232 bin 563 yolcuyla 1910’da yaklaşık 66 bin ton ve 1913’te 112 bin ton ticari eşya taşındı.

 

1900-1908 yıllarında yapılan Hicaz Demir Yolu, yan yollarla birlikte 2 bin 241 kilometre olarak inşa edildi.

BARIŞ CABACI

İstanbul Ticaret Gazetesi – Ekonomi Editörü

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…