Yiyecek içecekte ‘kalite odaklı’ teşvik bekleniyor

Restoran ve yiyecek içecek hizmetleri sektörü; artan maliyetler, daralan kârlılık ve nitelikli personel eksikliğine karşı ‘kalite odaklı’ teşvik talep ediyor. Sektör temsilcileri; meslek liselerinin güçlendirilerek, gençlerin yeniden üretim süreçlerine kazandırılması gerektiğini belirtiyor.

Giriş: 24.04.2026 - 09:29
Güncelleme: 24.04.2026 - 09:31
Yiyecek içecekte ‘kalite odaklı’ teşvik bekleniyor

İstanbul Ticaret Odası Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi; otel, toplu yemek, tedarik ve gastronomi alanlarında sektör temsilcilerini bir araya getirdiği çalışma toplantısını, İstanbul Ticaret Üniversitesi Ahi Çelebi Kampüsü’nde düzenledi. Açılış konuşmasını İTO Başkan Yardımcısı Ahmet Özer’in yaptığı toplantıda, artan maliyetler, daralan kârlılık ve nitelikli personel ekseninde derinleşen yapısal sorunlar gündeme geldi.


GENÇLERİ ÜRETİME KAZANDIRALIM

Gıda denildiği zaman yedisinden yetmişine herkese dokunan, onlarca paydaşı olan ve ekonominin önemli bir bileşeninin akla geldiğini vurgulayan Özer, şöyle konuştu: “Bu sektörün yaşadığı temel sorunlar; yetişmiş personel eksikliği, gençlerin mesleki alanlara yönelmemesi, meslek liselerinin halen yeterince cazip hale getirilememesi ve yemek kartı gibi bazı uygulamaların amacı dışında kullanılması. Bu sorunların önemli bir kısmı, aslında uzun yıllara yayılan yapısal tercihlerden kaynaklanıyor. Gençlerin kısa vadeli kazançlara yönelmesi, güvencesiz çalışma biçimlerinin artması ve sahada çalışacak insan bulmanın zorlaşması, sektörün sürdürülebilirliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Aynı zamanda gıda üretimi ve tarım tarafında yaşanan itibarsızlaşma da gelecekte daha büyük sorunlara yol açabilecek bir diğer kritik başlık. Bu sorunlara karşı çözümün temelinde ise kalite odaklı teşvikler, meslek liselerinin güçlendirilmesi ve gençlerin yeniden üretim süreçlerine kazandırılması yer alıyor.”


USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİ CANLANMALI

Sektör temsilcileri de yüksek kira artışları, finansman giderleri, kayıt dışı sermayeyle açılan işletmelerin yanısıra sipariş platformlarının yüksek komisyon oranlarının sektörü ‘büyüme’ değil, ‘hayatta kalma’ refleksiyle çalışmaya zorladığına dikkat çekti. Ayrıca, usta-çırak ilişkisinin zayıfladığı, gençlerin hizmet sektöründeki yoğun çalışma temposuna yönelmek istemediği ve gastronomi bölümlerinin plansız çoğalmasıyla da nitelikli işgücünün daraldığı belirtildi.


Katılımcılar, sektörde gıda güvenliği, İstanbul mutfağı kimliğinin yeniden kazandırılması, coğrafi işaretli ürünlerin artırılması ve yerli ürün standardizasyonu gibi başlıkların öncelikle ele alınması gereken alanlar olduğunu dile getirdi.