Giriş: 22.05.2026 - 10:32
Güncelleme: 22.05.2026 - 10:32
MUHAMMET AKSAN

MUHAMMET AKSAN

2 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile işverenin yükümlülükleri daha sistematik, ölçülebilir ve denetlenebilir bir çerçevede yeniden düzenlendi. 15/5/2013 tarihli 28648 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı. Yönetmelik, yalnızca çalışanlara eğitim verilmesini değil; bu eğitimin zamanı, yöntemi, süresi, içeriği, kayıt altına alınması ve gerektiğinde ispatı bakımından da ayrıntılı kurallar öngörüyor.

Yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği eğitimini tek seferlik bir formalite olarak değil, işyerinin tehlike sınıfı, faaliyet konusu, kullanılan ekipman, çalışan profili ve değişen riskleri dikkate alan dinamik bir süreç olarak ele alıyor. Dolayısıyla artık yalnızca eğitim verilmiş olması değil, bu eğitimin işyerine özgü şekilde planlanmış, uygun yöntemle uygulanmış, ölçülmüş ve belgelendirilmiş olması da önem kazandı. Özellikle idari denetimlerde ve iş kazası sonrası incelemelerde, işverenin eğitim yükümlülüğünü usulüne uygun biçimde yerine getirip getirmediği daha görünür bir değerlendirme alanı haline gelecek.

1. İşe başlama eğitiminin kapsamı daha açık bir şekilde belirlendi

İşe başlama eğitiminin kapsamı da açık biçimde belirlendi. Buna göre eğitim; çalışanın yapacağı iş, kullanacağı iş ekipmanı, çalışma ortamından kaynaklanan riskler ve işyerine özgü iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine ilişkin konuları içermeli. Ayrıca bu eğitimin uygulamalı ve yüz yüze verilmesi, her çalışan için en az iki saat sürmesi ve eğitim veren kişi, çalışan ile işveren veya vekili tarafından imzalanan bir tutanakla kayıt altına alınarak özlük dosyasında saklanması gerekir.

2. Temel eğitim bakımından süre ve zamanlama daha sıkı hale getirildi

Temel eğitim bakımından yeni yönetmelik, işverene daha sıkı ve planlı bir yükümlülük getiriyor. Buna göre temel eğitimin, çalışan işe başladıktan sonra mümkün olan en kısa sürede tamamlanması gerekir; ancak her halde işe başlama tarihinden itibaren üç ay içinde verilmiş olması zorunlu. Bu düzenleme, temel eğitimlerin belirsiz şekilde ertelenmesinin ve uygulamada zamana yayılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

3. Uzaktan eğitim imkanı tanınmakla birlikte belirli sınırlamalara tâbi

Temel eğitimin belirli konu başlıkları uzaktan, yüz yüze veya karma yöntemle verilebilir; ancak işe ve işyerine özgü riskleri içeren başlıklar bakımından, özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde yüz yüze eğitim zorunluluğu devam ediyor.

Bunun yanında, uzaktan eğitim sistemine ilişkin teknik şartlar da ayrıntılı biçimde düzenlendi. Çalışanların sisteme giriş ve çıkış kayıtlarının, eğitim tamamlama oranlarının ve ölçme-değerlendirme sonuçlarının kayıt altına alınması, izlenmesi ve raporlanması gerekir. Ayrıca sistemin ileri sarma, sekme atlama veya eğitimin etkinliğini azaltacak benzeri kullanımları önleyebilecek nitelikte olması bekleniyor.

4. Eğitim sonunda yapılan ölçme ve değerlendirme belirli bir formüle bağlandı

Sınavlarda 100 puan üzerinden en az 60 puan alan çalışanlar başarılı sayılıyor; ilk sınavda başarısız olanlara en fazla iki ek sınav hakkı tanınıyor. Buna rağmen başarı sağlanamaması halinde, çalışanın temel eğitimi yeniden alması gerekir.

Bu sistem, eğitim yükümlülüğünü yalnızca katılımın sağlanmasına dayalı olmaktan çıkararak belirli ölçüde sonuç odaklı bir yapıya dönüştürüyor. Dolayısıyla işverenin sadece eğitime katılımı belgelemekle yetinmesi yeterli görülmeyebilir; eğitimin çalışan üzerinde bilgi ve farkındalık düzeyinde karşılık bulup bulmadığının da izlenmesi beklenebilir. Bu yönüyle özellikle iş kazası, meslek hastalığı veya idari denetim süreçlerinde eğitimlerin etkinliği ayrıca önem kazanacak.

5. Belgelendirme ve özlük dosyası düzeni bakımından yükümlülükler arttı

Yeni yönetmelik, belgelendirme yükümlülüğünü merkezi bir yere taşıyor. Yüz yüze verilen temel eğitimlerde eğitimin yeri, tarihi, süresi, konu başlıkları ile katılımcı ve eğitici bilgilerini içeren eğitim katılım tutanaklarının düzenlenmesi gerekir. Uzaktan eğitimlerde ise katılımın sistem verileriyle kayıt altına alınması öngörüldü. Temel eğitimi başarıyla tamamlayan çalışanlar için belge düzenlenmesi ve bu belgelerin özlük dosyasında muhafaza edilmesi zorunlu. 

Uygulamada çoğu zaman asıl sorun, eğitimin hiç verilmemesinden ziyade, verilmiş olsa dahi usulüne uygun şekilde belgelendirilememesidir. Yeni düzenleme bu farkı daha görünür hale getiriyor. Bu nedenle işverenlerin yalnızca eğitim içeriğini değil, eğitim kayıtlarının oluşturulması, imza süreçleri, belge düzeni ve dosyalama sistematiğini de gözden geçirmesi gerekecek.

6. Tekrar eğitimleri ve ilave eğitimler prensibi korundu

Yönetmelik, temel eğitimin belirli aralıklarla tekrarını zorunlu tutma prensibini devam ettirdi. Çok tehlikeli işyerlerinde yılda en az bir kez, tehlikeli işyerlerinde iki yılda en az bir kez ve az tehlikeli işyerlerinde üç yılda en az bir kez tekrar eğitimi verilmesi gerekir. Bununla birlikte, çalışma yeri veya iş değişikliği, iş ekipmanının değişmesi ya da yeni teknoloji uygulanması gibi durumlarda bu sürelerin beklenmesi gerekmiyor; ilave eğitim yükümlülüğü doğuyor. 

Ayrıca 6 aydan fazla süreyle işten uzak kalan çalışanlara işe dönüş öncesinde bilgi yenileme eğitimi verilmesi, iş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışanlara da işe dönüşten önce ilave eğitim sağlanması öngörülüyor. Genç çalışanlar, yaşlılar, engelliler, gebeler ve emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar bakımından da ihtiyaçlara uygun eğitim verilmesi gerekir. Bu hükümler, işverenin eğitim planını yalnızca periyodik takvimle değil, risk ve olay bazlı olarak da yönetmesi gerektiğini gösteriyor.

7. Geçiş sürecinde kayıt eksiklerinin tamamlanması gerekir

Yönetmelik, önceki düzenleme döneminde verilmiş eğitimleri geçersiz saymıyor. Daha önce verilen eğitim ve bilgilendirmeler geçerli kabul ediliyor; eski dönemde düzenlenmiş temel eğitim belgeleri de kendi tekrar süreleri boyunca geçerliliğini koruyor. Buna karşılık, geçmişte verilmiş olmakla birlikte belgelendirilemeyen eğitim ve bilgilendirmeler açısından yönetmeliğin yayım tarihinden itibaren bir aylık tamamlama süresi öngörüldü. Bu nedenle eğitim kayıtlarında eksiklik bulunan işverenler bakımından geçiş hükmü yalnızca koruyucu bir düzenleme olmayıp, aynı zamanda kısa süre içinde yerine getirilmesi gereken bir uyum yükümlülüğü de doğuruyor.

Sonuç ve değerlendirme

Yeni yönetmelik, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini insan kaynakları, iş güvenliği, operasyon ve hukuk fonksiyonlarının birlikte yönetmesi gereken bütüncül bir uyum alanı haline getiriyor. Düzenleme, işverenlere yalnızca eğitim verilmesini değil; eğitimin planlanmasını, işyerine özgü hale getirilmesini, uygun yöntemle uygulanmasını, ölçülmesini, belgelendirilmesini ve gerektiğinde ispat edilebilir şekilde kayıt altına alınmasını da yükümlülük olarak yüklüyor.

Bu çerçevede, çalışan istihdam eden işverenlerin mevcut eğitim uygulamalarını yeniden değerlendirmesi; işe başlama eğitimi süreçlerini, temel eğitim takvimini, uzaktan eğitim altyapısını, sınav ve değerlendirme yöntemlerini, katılım tutanaklarını, belge düzenini ve özlük dosyası kayıt sistemini gözden geçirmesi önem taşımaktadır. Yeni düzenlemenin, yalnızca bir mevzuat değişikliği olarak değil, iç süreçlerin yeniden yapılandırılmasını gerektiren önemli bir uyum başlığı olarak ele alınması yerinde olacaktır.