Sanayide üretim hatlarını dönüştüren otomasyon teknolojileri, artık yüksek donanım mühendisliğinde de daha görünür hale geliyor. Verkor.io’nun ‘Design Conductor’ adını verdiği otonom yapay zeka sistemi, dışarıdan ek müdahale almadan yalnızca 12 saat içinde ‘VerCore’ adı verilen bir RISC-V CPU çekirdeğinin tasarımını tamamladı.
Bu gelişmenin öne çıkan yönü, geleneksel olarak farklı ekipler ve farklı yazılım araçları arasında yürütülen tasarım, üretim, test ve iyileştirme süreçlerinin ilk kez tek bir otonom ajan tarafından uçtan uca yönetilmiş olması. Başka bir ifadeyle sistem, spesifikasyondan başlayarak GDSII üretim dosyasına kadar uzanan tasarım zincirini tek başına tamamladı.
AR-GE SÜREÇLERİNDE YENİ DÖNEM
Verkor.io’nun geliştirdiği Design Conductor, klasik anlamda bağımsız bir yapay zekâ modelinden çok, büyük dil modellerini belirli mühendislik kuralları ve tasarım talimatları doğrultusunda çalıştıran bir orkestrasyon aracı olarak görev yapıyor. Sisteme mühendisler tarafından girilen yalnızca 219 kelimelik kısa bir spesifikasyon belgesi, yapay zekanın doğrudan EDA (Elektronik Tasarım Otomasyonu) yazılımlarını kullanarak üretime hazır bir işlemci düzeni oluşturması için yeterli oldu.
Bu durum, yapay zekanın yalnızca veri analizi yapan ya da metin üreten bir araç olmaktan çıkarak, doğrudan sanayi üretimi ve karmaşık donanım geliştirme süreçlerine entegre olmaya başladığını gösteriyor. Sektör temsilcileri, bu adımı ‘Endüstri 5.0’ yaklaşımının pratikteki en somut örneklerinden biri olarak yorumluyor. Özellikle ileri düzey mühendislik gerektiren beyaz yakalı işlerde yapay zekâ ajanlarının rolü, bu gelişmeyle birlikte yeniden tartışılmaya başlandı.

TEKNİK SEVİYE ŞİMDİLİK SINIRLI
Yapay zeka tarafından tasarlanan VerCore işlemcisi, mevcut haliyle donanım dünyasının en üst düzey çözümleri arasında yer almıyor. Teknik açıdan bakıldığında işlemci, sıralı ve tek işlem mimarisine sahip beş aşamalı bir işlem hattı kullanıyor. Saat hızı 1,48 GHz seviyesinde ölçülen işlemci, gömülü sistemlerde yaygın biçimde kullanılan CoreMark kıyaslamasında 3.261 puan aldı.
Bu sonuç, VerCore’un performans bakımından 2011 dönemine ait giriş seviyesi bir Intel Celeron SU2300 ile benzer düzeyde olduğunu gösteriyor. Ancak sektör analistlerine göre burada asıl önemli olan, ortaya çıkan işlemcinin mutlak performansı değil. Esas kırılma noktası, otonom bir yapay zeka sisteminin işlevsel bir işlemci tasarımını baştan sona tamamlayabildiğinin gösterilmiş olması.
FİZİKSEL ÜRETİM YAPILMADI
Mevcut aşamada VerCore henüz fiziksel olarak silikon üzerine basılmış değil. İşlemci tasarımı, RISC-V referans simülatörü Spike üzerinde doğrulandı. Fiziksel düzenleme aşamasında ise Arizona Eyalet Üniversitesi ile ARM Research iş birliğiyle geliştirilen açık kaynaklı 7 nm sınıfı ASAP7 PDK kullanıldı.
Bu da projenin şu aşamada doğrudan ticarileşmiş bir üretimden ziyade, teknik yetkinliğin ve yöntemsel başarının gösterildiği bir çalışma olduğunu ortaya koyuyor. Yine de kullanılan açık kaynaklı araçlar ve doğrulama yöntemleri, projenin donanım topluluğu tarafından incelenebilmesi açısından önemli görülüyor.
AÇIK KAYNAK TASARIM
Şirket, şeffaflık sağlamak ve bağımsız geliştiricilerin iddiaları doğrulayabilmesine imkân tanımak amacıyla, tüm tasarım dosyalarını bu ayın sonuna kadar açık kaynak olarak yayımlayacağını açıkladı. Böylece sektör oyuncuları ve araştırmacılar, VerCore’un gerçekten hangi yöntemlerle üretildiğini ve ne ölçüde doğrulandığını doğrudan inceleme fırsatı bulacak.
Öte yandan şirket, Temmuz ayında Kaliforniya Long Beach’de düzenlenecek Tasarım Otomasyon Konferansı’nda VerCore’un çalışan bir FPGA prototipini sergilemeyi planlıyor. Söz konusu gösterimin, yatırımcılar ve sektör temsilcileri açısından önemli bir test niteliği taşıması bekleniyor.
YAPAY ZEKA DESTEKLİ DONANIM
Yapay zekâ tabanlı donanım sentezi fikri yeni değil. Bu alandaki ilk dikkat çekici denemeler, 2020 yılında ‘DAVE’ projesiyle başlamıştı. Ardından 2023 yılında GPT-4 tabanlı sistemlerle 8 bitlik basit işlemci tasarımları gündeme gelmişti. Ancak 2026 itibarıyla gelinen noktada, yapay zeka destekli sistemlerin üretime dönük GDSII dosyası oluşturabilecek seviyeye ulaşması, yarı iletken endüstrisi açısından çok daha büyük bir eşik olarak görülüyor.
Uzmanlara göre bu gelişme, yakın gelecekte çip tasarım süreçlerinde insan mühendislerin tamamen devre dışı kalacağı anlamına gelmiyor. Ancak tasarım sürelerinin kısalması, maliyetlerin düşmesi ve bazı mühendislik adımlarının otonom sistemlere devredilmesi, yarı iletken sektöründe iş yapış biçimlerini kökten değiştirebilir. Verkor.io’nun ortaya koyduğu sonuç da tam olarak bu ihtimali görünür hale getiriyor.