Yakıt hücreli araçlarda platin yerine demir dönemi

Hidrojen yakıt hücreli araçların üretimindeki en büyük finansal engel olan platin kullanımı, yerini düşük maliyetli demir katalizörlere bırakıyor. Yeni stabilizasyon yöntemiyle, hidrojenli ulaşım sistemlerinin benzinli ve elektrikli araçlarla rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.

Giriş: 11.02.2026 - 18:44
Güncelleme: 11.02.2026 - 18:44
Yakıt hücreli araçlarda platin yerine demir dönemi

Sürdürülebilir ulaşım teknolojilerinde maliyetleri minimize etmeyi amaçlayan stratejik bir adım St. Louis'deki Washington Üniversitesi’nden geldi. Mevcut piyasa koşullarında bir yakıt hücreli aracın yaklaşık 70 bin dolarlık yüksek maliyeti, teknolojinin kitlesel ölçekte benimsenmesinin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Bu maliyetin yaklaşık yüzde 45’ini oluşturan platin katalizörlerin yerine bolluğu ve ucuzluğuyla öne çıkan demirin ikame edilmesi, enerji ekonomisinde yeni bir dönemi işaret ediyor.


YAKIT HÜCRESİNDE VERİMLİLİK YÜZDE 85’E ÇIKABİLİR

İçten yanmalı motorlar benzindeki enerjinin ancak yüzde 20’sinden azını geri kazanabilirken, hidrojen yakıt hücrelerinde bu oran yüzde 60’ın üzerine çıkıyor. McKelvey Mühendislik Okulu’ndan Profesör Gang Wu liderliğindeki ekip, açığa çıkan ısının elektrik üretimiyle birleştirilmesi durumunda verimliliğin yüzde 85 seviyesine ulaşabileceğini vurguluyor. Sıfır emisyon ilkesiyle çalışan bu sistemler, suyun bileşenleri olan hidrojen ve oksijen reaksiyonuyla kesintisiz güç sağlıyor.


DEMİRİN STABİLİZASYONU: TEKNOLOJİK EŞİK AŞILDI

Demir, asidik ortamlarda kararlılığını koruyamadığı için bugüne kadar platinin yerini alamıyordu. Ancak Profesör Wu ve ekibi, termal aktivasyon sırasında demir katalizörlerini stabilize edebilen yenilikçi bir "kimyasal gaz buharı" yöntemi geliştirerek bu teknik engeli aşmayı başardı. Proton değişim membranlı yakıt hücrelerinde (PEMFC) uygulanan bu teknik, değerli metallerin performans özelliklerine yaklaşan düşük maliyetli bir alternatif sunuyor.


AĞIR VASITA VE LOJİSTİKTE STRATEJİK AVANTAJ

Araştırma, özellikle yüksek enerji yoğunluğu gerektiren nakliye kamyonları, otobüsler ve inşaat ekipmanları gibi ağır hizmet araçlarına odaklanıyor. Bu araçların merkezi konumlardan operasyon yürütmesi, hidrojen yakıt ikmali için gerekli lojistik altyapının kurulumunu da kolaylaştırıyor. Bireysel binek araçların aksine, ağır vasıta filolarında hidrojen kullanımının ölçeklendirilmesi, altyapı maliyetlerinin daha yönetilebilir olmasını sağlıyor.


VERİ MERKEZLERİ VE HAVACILIKTA YENİ ROTA

Düşük maliyetli demir katalizör teknolojisinin sadece ulaşımda değil, sürekli güç arzına ihtiyaç duyan veri merkezleri ve düşük irtifa havacılığı gibi niş alanlarda da maliyetleri aşağı çekmesi bekleniyor. Uzmanlar, platinden uzaklaşmanın, hidrojenin imalat ve ulaşım sektörlerinde ana enerji kaynağı olarak benimsenmesi için en kritik adım olduğunu ifade ediyor.