Geçen yıl keşfedilen ve saniyede 58 kilometre gibi baş döndürücü bir hızla ilerleyen 3I/ATLAS, bilim dünyasında ‘yüzyılın keşfi’ olarak nitelendiriliyor. Michigan Üniversitesi ve NASA Goddard uzmanlarının yürüttüğü çalışmalar, bu cismin sadece bir hız rekortmeni değil, aynı zamanda evrenin en eski tanıklarından biri olduğunu kanıtladı.
İZOTOPİK ANALİZ: 12 MİLYAR YILLIK KANIT
Webb teleskobunun Yakın Kızılötesi Spektrometresi (NIRSpec) ile yapılan ölçümler, 3I/ATLAS’ın kimyasal imzasının güneş sistemimizdeki hiçbir nesneye benzemediğini ortaya koydu.
‘KALIN DİSK’TEN GELEN MİSAFİR
Galaktik evrim modellerine göre Samanyolu, 13 milyar yıl önce oluşmaya başladığında ‘kalın disk’ adı verilen derin bir bölgeyi meydana getirdi. 3I/ATLAS’ın yaşı, onun bu kadim bölgeden gelmiş olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Bu da demek oluyor ki, 3I/ATLAS’ı oluşturan ana yıldız sistemi artık var olmayabilir; ancak onun kalıntıları bugün bizim mahallemizde süzülüyor.

GEZEGEN OLUŞUMUNUN ‘KAYIP HALKASI’
3I/ATLAS’ın su ve organik madde bakımından zengin olması, evrenin şafağında bile yaşamın yapı taşlarının mevcut olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu cismin incelenmesinin, güneş sistemi dışındaki gezegenlerin nelerden oluşabileceğine dair benzersiz ticari ve bilimsel veriler sağladığını vurguluyor.
NASA Goddard’dan Martin Cordiner’e göre bu durum, yıldızlararası kuyruklu yıldızların, ‘kar çizgisi’ dışındaki gezegen yapı taşlarını temsil ettiğini ve evrenin en erken dönemlerinde bile karmaşık bir kimyanın işlediğini tescilliyor.