Kozmik ışınlar üzerine yürütülen araştırmalarda, 1991 yılındaki parçacığından bu yana tespit edilen en yüksek enerjili ikinci parçacık olan Amaterasu, modern fiziğin sınırlarını test ediyor. Japon güneş tanrıçasının adını taşıyan bu ultra yüksek enerjili parçacık, ışık hızına yakın bir süratle evrende yol alırken, taşıdığı muazzam enerji miktarıyla bilim insanlarını ‘kozmik fabrikaların’ nerede olduğu sorusuna yöneltiyor.
İSTATİSTİKSEL MODELLEME İLE KOZMİK İZ SÜRME
Amaterasu’nun ilk tespit edildiğinde hiçbir yüksek enerjili olay barındırmayan ‘Yerel Boşluk’ (Local Void) bölgesinden geldiği düşünülüyordu. Ancak Max Planck Fizik Enstitüsü'nden Francesca Capel ve Nadine Bourriche, ‘Yaklaşık Bayes Hesaplaması’ adı verilen ileri bir istatistiksel teknik kullanarak bu tezi çürüttü.
Yapılan üç boyutlu simülasyonlar ve gerçek gözlemsel verilerin karşılaştırılması sonucunda, parçacığın kökenine dair şu veriler elde edildi:
STRATEJİK ÖNEM VE GELECEK VİZYONU
Maddenin en aşırı koşullardaki davranışını incelemek, sadece teorik fizik için değil, geleceğin enerji ve malzeme teknolojileri için de kritik önem taşıyor. Araştırmacı Nadine Bourriche, bu çalışmanın ‘fizik tabanlı simülasyonların gerçek verilerle en verimli buluşması’ olduğunu vurgularken; Francesca Capel ise ultra yüksek enerjili kozmik ışınların keşfinin evrenin devasa parçacık hızlandırma mekanizmalarını anlamamıza yardımcı olacağını belirtti.
"Amacımız, mevcut verilerin tam potansiyelini kullanarak bu enerjik parçacıkların kaynaklarını derinlemesine anlamak ve evrenin maddeyi bu kadar yüksek enerjilere nasıl hızlandırabildiğini çözmektir."
Bu keşif, hangi şiddetli kozmik olayların ‘ışın fabrikası’ olarak hizmet ettiğini belirlemekle kalmayacak, aynı zamanda uzay madenciliği ve derin uzay haberleşmesi gibi sektörlerin karşılaşabileceği radyasyon risklerinin analiz edilmesinde de temel bir veri kaynağı oluşturacak.