Rusya'nın yurt dışı turizm talebinde Türkiye'nin son yıllarda olduğu gibi bu yıl da lider konumunu koruması bekleniyor. Rusya'da turizm sektörü temsilcileri, geniş uçuş ağı, fiyat-performans dengesi ve turizm altyapısı ile Türkiye'nin Rus turistler açısından en cazip tatil noktası özelliğini koruduğuna işaret ediyor.
Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) verilerine göre, Türkiye'yi 2024'te yaklaşık 6,7 milyon kişi ziyaret ederken, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2025'te Rusya'dan Türkiye'ye gelen ziyaretçi sayısı yaklaşık 6,9 milyona ulaştı.
Almanya ile birlikte Türkiye'ye en fazla turist gönderen ülkeler arasında yer almayı sürdüren Rusya'da, özellikle Antalya ve İstanbul, vatandaşların yurt dışında en çok ziyaret ettiği şehirler arasında başı çekiyor.
ATOR yetkilileri, Türkiye'ye yönelik erken rezervasyon talebinin 2026 yaz sezonu için de güçlü olduğunu belirtiyor. Yetkililer, tur fiyatlarında sınırlı artışlar ve charter uçuş kapasitesinin korunmasının önemine işaret ederken, ATOR Başkanı Maya Lomidze, turizm talebinde Türkiye ile diğer ülkeler arasında önemli bir fark bulunduğunu söylemişti.
Türkiye ile Mısır ve Körfez bölgesindeki rakip ülkeleri arasındaki talepte "büyük" fark bulunduğuna işaret eden Lomidze, "Türkiye bir numaralı tatil destinasyonu." ifadesini kullanmıştı.
Uzmanlara göre, Türkiye'nin "her şey dahil" konsepti, geniş otel kapasitesi ve Rus turistlere yönelik hizmet altyapısı ülkeyi Rusya pazarında rakip destinasyonlara karşı avantajlı konumda tutmaya devam ediyor.
RUSYA'NIN TÜRK TOPLANTI VE KONGRE SEKTÖRÜNE ETKİSİ
İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) Müdürü Cemil Hakan Kılıç, Moskova Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı (MITT) kapsamında yaptığı açıklamada, Rusya pazarına önem verdiklerini söyledi.
Turizmin yanı sıra toplantı ve kongre sektöründe son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını anlatan Kılıç, "İstanbul zaten kendi reklamını yapan bir şehir. Dünyanın buluşma noktası. Türk Hava Yolları da dünyanın en büyük taşıyıcıları arasında yer alıyor. İstanbul’u bir geçiş noktası yaptı." dedi.
Son dönemde İran’da yaşanan gelişmelerin çeşitli olumsuz etkileri bulunduğuna işaret eden Kılıç, "Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai gibi rakip durumda bulunduğumuz ve kayba uğrayan yerlerden bize doğru kaymalar başladı ve bu da bizim terazimizi düzeltti." ifadesini kullandı.
Kılıç, Rusya'nın turizm sektöründe nüfusu açısından en büyük pazarlardan biri konumunda olduğunu belirterek, "Güzel de ilişkilerimiz var. MITT’de özellikle ilk gün çok ciddi bir kalabalık gördük. Ben bu kadarını beklemiyordum. O anlamda çok memnunuz." diye konuştu.
Türkiye'nin değişen küresel konjonktürde yürüttüğü denge siyasetinin turizme de olumlu katkı sunduğunu vurgulayan Kılıç, "Taşların tümüyle yerine oturmasından sonra, Rusya, genç nüfusuyla ve doğal kaynaklarıyla önü açık bir ülke. Tıpkı Kovid-19 sonrası nasıl bir turizm patlaması yaşandıysa, toplantı sektöründe de Rusya ile bizim lehimize bu tür gelişmeler yaşanacaktır." değerlendirmesini paylaştı.
Rusya ile turizmde yapılan kültür alışverişinin de önemini vurgulayan Kılıç, şöyle devam etti:
"Turizm, en kestirme yoldan kültür ihracatıdır. Yani kendinizi dünyaya tanıtmak istiyorsanız bunun en kestirme yolu turizmdir. İletişim kurmaktır. O iletişimi de kurduğunuz zaman ister istemez önyargılar ortadan kalkıyor. Dolayısıyla aslında turizm barışa da çok katkısı olan bir sektördür. Bu çerçeveden bakarsak, bu alışverişlerimizin, gidiş gelişlerimizin, süreçlerin daha kısa sürede aşılmasına destek olacağına inanıyorum."
KAPADOKYA KÜLTÜR TURİZMİYLE ÖNE ÇIKIYOR
Nevşehir Ortahisar Belediye Başkanı Mustafa Ateş de turizmin sağladığı istihdama dikkati çekerek, Moskova dahil önemli başkentlere giderek Kapadokya'yı tanıttıklarını söyledi.
Orta Doğu’daki gelişmelerin turizm sektörüne olası etkilerini değerlendiren Ateş, "Etkilendik ama nihayetinde turizm hep var olacak. Bir dönem salgın vardı o da geldi geçti. Bir dönem savaş oluyor. Turizm böyle, inişli ve çıkışlı bir grafiğe sahip." dedi.
Rusya pazarına önem verdiklerini anlatan Ateş, "Rusya pazarı bizim için çok kıymetli. Ruslar genelde Antalya'yı tercih ediyorlar. Ama bizim de çok ciddi kültür turizmimiz var." ifadelerini kullandı.
Ateş, Orta Doğu'daki savaşın olumsuz etkileri olduğunu belirterek, "İyi tanıtımla, güvenli bir ortam sağlayarak, insanlara daha huzurlu daha mutlu bir tatil imkanı sunarak biraz da tabii fiyatlama etkisiyle de arz talep dengesini belli bir noktaya getirebiliriz. Belki Arap ülkelerindeki durumdan Türkiye'nin lehine gelişmeler de olabilir. Bundan da umutluyuz." dedi.