Türkiye küresel havacılıkta parlıyor: IATA raporuna göre en yüksek karda Türkiye etkisi

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Avrupa hava yolu şirketlerinin ulaştığı en yüksek net kâr rakamlarında Türkiye'nin güçlü hub yapısı, yüksek doluluk oranları ve olağanüstü pazar performansının kilit rol oynadığını açıkladı.

Giriş: 17.02.2026 - 13:06
Güncelleme: 17.02.2026 - 13:06
Türkiye küresel havacılıkta parlıyor: IATA raporuna göre en yüksek karda Türkiye etkisi

Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) raporunda, hava taşımacılığında Avrupa’nın en yüksek net karını elde etmesinde, Türkiye havacılık pazarının sergilediği performansın belirleyici olduğunu bildirdi.


IATA'nın Küresel Görünüm Ticaret, Yapay Zeka ve Enerji Dönüşümü başlıklı raporundan derlenen bilgiye göre, hava taşımacılığında Orta Doğu'nun en yüksek kar marjlarına, Asya-Pasifik'in en hızlı büyümeye sahip bölge olduğu açıklandı.


Latin Amerika'nın yapısal iyileşme sinyalleri verdiği belirtilen raporda, Kuzey Amerika'da ise durgun iç talep ve operasyonel kısıtlar gibi yeni zorluklarla karşı karşıya kalındığı, buna rağmen sektör karlılığına önemli katkı sağlamaya devam ettiği aktarıldı.


Raporda, hava taşımacılığında Avrupa’nın en yüksek net karını elde etmesinde, Türkiye havacılık pazarının, güçlü trafik, etkin hub yapısı, yüksek doluluk oranları ve gelir oluşturma kapasitesiyle sergilediği olağanüstü performansın belirleyici olduğunun altı çizildi.


HAVA KARGO, YAPAY ZEKAYLA İLİŞKİLİ ÜRÜNLERDE ARTAN TİCARETTE GİDEREK DAHA MERKEZİ BİR ROL ALIYOR 
Raporda, hava kargonun, Çin'in ihracatının alternatif pazarlara hızla yönlendirilmesini mümkün kıldığına, aynı zamanda yapay zekayla ilişkili ürünlerde artan ticarette giderek daha merkezi bir rol oynadığına işaret edildi.


Söz konusu raporda, ticaret büyümesinin 2026'da yavaşlayabilecek olsa da hava kargonun yapay zeka kaynaklı yatırımlar, yüksek değerli ve zamana duyarlı ürünlere artan talep ve e-ticarete doğru yapısal kayma sayesinde güçlü kalmaya devam edecek şekilde iyi konumlandığı belirtildi.


Belirsizlik dönemlerinde, hızın en kritik unsur olduğu zamanlarda, hava taşımacılığının tercih edilen seçenek olmaya devam ettiği belirtilen raporda, şunlar kaydedildi:


"Bu doğrultuda, hava kargo trafiğinin 2026'da yüzde 2,6 büyümesi öngörülmektedir. Yapay zeka ve buna bağlı ticaret akımları hava kargo için bir fırsat sunarken, küresel enerji dönüşümü açısından çok daha az fayda sağlamaktadır. Veri merkezlerinden kaynaklanan artan elektrik talebi, sınırlı yenilenebilir enerji kaynakları üzerinde rekabeti artırmakta ve Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı'nın uygun maliyetli girdilerinin teminini zorlaştırmaktadır.


Yenilenebilir enerjilere öncelik veren ve sıvı yakıt ihtiyaçlarını güvence altına alan koordineli politikalar olmaksızın, bu durum havacılığın karbonsuzlaşmasını geciktirebilir ve kritik iklim çözümlerinden yatırımların başka alanlara kaymasına neden olabilir. 2026 yılı için yolcu trafiğinde yıllık bazda yüzde 4,9'luk bir büyüme öngörüyoruz. Bu büyümeye yüzde 7,3 ile Asya-Pasifik bölgesi öncülük etmektedir."


Raporda, yüksek rekor düzeydeki doluluk oranları ve filo kullanımının yanı sıra yardımcı gelirlerdeki hızlı artışın, hava yolu şirketlerinin karşı rüzgarlara rağmen görece sağlıklı bir karlılığı sürdürmesini sağlayacağı belirtilerek, bu sayede hava taşımacılığı sektörünün 2026 yılında 41 milyar dolar ile rekor seviyede net kar ve yüzde 3,9 düzeyinde istikrarlı bir net kar marjı elde edilmesinin mümkün olacağı bildirildi.


Bu başarının, bilet fiyatlarındaki yumuşamaya ve devam eden maliyet baskılarına rağmen gerçekleşebileceğinin öngörüldüğü aktarılan raporda, hava yolu sektörünün hala düşük kar marjına sahip bir endüstri olduğu ifade edildi.


"TÜRKİYE’NİN KÜRESEL HAVACILIK İÇİNDE ULAŞTIĞI ROL, UZUN YILLARA DAYANAN STRATEJİK BİRİKİMİN SONUCU" 
Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nane, Türkiye’nin bugün küresel havacılık içinde ulaştığı rolün, uzun yıllara dayanan stratejik birikimin ve doğru konumlanmanın sonucu olduğunu söyledi.


Coğrafi avantajını operasyonel verimlilik, güçlü filo planlaması ve rekabetçi maliyet yapısıyla birleştiren Türkiye'nin küresel havacılıkta önemli bir merkez haline geldiğini belirten Nane, finansal performansın arkasında, artan yolcu talebi, genişleyen dış hat ağı, transfer yolcudaki ivme ve yıl geneline yayılan yüksek doluluk oranlarıyla oluşan güçlü trafik hacmi bulunduğunu vurguladı.


Nane, "Aynı zamanda hava yollarımızın gelir çeşitliliği oluşturma kabiliyetinin, dijitalleşme yatırımlarının ve sürdürülebilir büyüme anlayışının da etkisi büyüktür." diye konuştu.


Bu başarıyı mümkün kılan önemli kırılma anlarından biri de 2003'te alınan kamu politikası kararları olduğunu belirten Nane, şunları kaydetti:


"Hükümetimizin attığı iki temel adım, sivil havacılığın önünü açan yapısal bir dönüşüm başlatmıştır. İç ve dış hat yolcu vergilerinin düşürülmesiyle uçak yolculuğu daha geniş kitleler için erişilebilir hale gelmiş, yurt dışı uçuşlarda yakıt üzerinden KDV alınmaması ise hava yollarının maliyet yapısını ciddi biçimde rahatlatmıştır. Hedefimiz, Türkiye'yi yalnızca güçlü bir pazar değil, küresel havacılık ekosistemine yön veren stratejik merkez olarak konumlandırmaktır."