Türk milletinin esareti reddettiğini dünyaya ilan eden belge: Amasya Genelgesi

Türk milletinin esareti reddettiğini dünyaya ilan eden belge niteliğindeki Amasya Genelgesi'nin yayımlanmasının üzerinden 107 yıl geçti.

Giriş: 21.06.2026 - 16:14
Güncelleme: 21.06.2026 - 16:14
Türk milletinin esareti reddettiğini dünyaya ilan eden belge: Amasya Genelgesi

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 1918 yılında imzalanmasının ardından Anadolu, düşman tarafından işgal edilmeye başlandı.

9. Ordu Müfettişi olarak Samsun'a atanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletin bağımsızlığının tehlikede olduğunu görüp kurtuluş mücadelesini başlatmaya karar verdi.

Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğu dönemde tek kurtuluşun büyük Türk milletine güvenmek ve ona dayanmak olduğunu gören Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.

İngilizlerin denetimindeki Samsun'dan Havza'ya geçen Mustafa Kemal, daha güvenli olan Amasya'ya geçmek için Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi'ye telgraf göndererek, kente gelmek istediğini bildirdi.

Hacı Tevfik Efendi'den "Amasya halkı vatan, din ve devlet yolunda mücadele edenleri bağrına basmakla müftehir olacaktır." cevabını alan Büyük Önder, şehrin girişinde Hacı Tevfik Efendi ve vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı.

Hacı Tevfik Efendi'nin "Beldemize hoş geldiğiniz Paşa. Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun." sözleri, Mustafa Kemal'i son derece memnun etti.

Ardından Saraydüzü Kışlası'nda 20. Kolordu Komutanı Ali Fuat Paşa ve "Hamidiye kahramanı" olarak tanınan eski Bahriye Nazırı Hüseyin Rauf Bey, 3. Kolordu Komutanı Refet Bey, Kurmay Yarbay Arif Bey, eski İzmit Sancak Beyi İbrahim Süreyya Bey, Yüzbaşı Osman Nuri, Tufan Bey, Yedek Teğmen Recep Zühtü, Efganlı, Teğmen Abdurrahman, Maliye Müfettişi Arif Bey, Erzurum 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, Yıldırım Kıtası Müfettişi Mersinli Cemal Paşa'nın yanı sıra Edirne'de 1. Kolordu Komutanı Cafer Tayyar Bey'in de telgraf vasıtasıyla katıldığı genelge görüşmeleri, 21 Haziran 1919'da başladı.

Ertesi sabaha kadar devam eden görüşmelerin ardından bütün dünyaya, vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin amaçlandığı yüksek sesle duyuruldu.

"Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." cümlesi, alınan bütün kararların özeti ve bağımsızlığa giden yolun başlangıcını oluşturdu.

Kurtuluş Savaşı'nın yol haritasının belirlendiği, 22 Haziran 1919'da açıklanan ve Türkiye Cumhuriyeti'nin "doğum belgesi" sayılan Amasya Genelgesi'nin yayımlanmasının üzerinden 107 yıl geçti.


Türk milletinin esareti reddettiğini dünyaya ilan eden belge: Amasya Genelgesi

"AMASYA, KURTULUŞUN KENTİ HÜVİYETİNİ DE KAZANMIŞTIR" 

Amasya Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Gürkan Cevger, 1. Dünya Savaşı'nın kaybedilmesinden hemen sonra 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi ile İtilaf Devletleri'nin Anadolu'nun farklı yerlerinde işgal hareketlerine başladıklarını söyledi.

İstanbul'un 13 Kasım 1918'de işgal edilmesiyle artık Türk halkının istiklalinin ve bağımsızlığının tehlikeli altında olduğunu gören Mustafa Kemal Paşa'nın 16 Mayıs 1919'da hareket ederek 19 Mayıs'ta Samsun'a ulaştığını belirten Cevger, buradan da Havza'ya geçerek 28 Mayıs 1919'da Havza Genelgesi'ni ilan ettiğini, böylece işgallere halkın karşı çıkması ve bilinçlenmesinin istendiğini anlattı.

Mustafa Kemal'in 12 Haziran 1919'da kurtuluşun ve kuruluşun kenti Amasya'ya geldiğini dile getiren Cevger, "Kuruluşun kenti diyoruz çünkü bilindiği üzere 1402 Ankara Savaşı'nın kaybedilmesinden hemen sonra Çelebi Mehmet, Osmanlı Devleti'nin yeniden ayağa kaldırılma sürecini Amasya'dan idare etmiştir. Bundan dolayı Amasya, kuruluşun kenti olarak bir kimlik kazanmıştır. Mustafa Kemal Paşa'nın Amasya'ya teşrifleriyle Amasya, kurtuluşun kenti hüviyetini de kazanmıştır." dedi.

Amasya halkının Mustafa Kemal Paşa'yı büyük coşku ve sevgiyle karşıladığına işaret eden Cevger, şöyle devam etti:

"Karşılama heyetinin başkanı ise Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi'dir. Hacı Tevfik Efendi'nin Mustafa Kemal Paşa'ya hitaben kullanmış olduğu 'Paşam, Amasya'ya hoş geldiniz, bütün Amasya emrinizdedir ve gazanız mübarek olsun' sözü de Mustafa Kemal Paşa tarafından memnuniyetle karşılanmıştır. Bu söz sadece Amasya halkının değil, bütün Türk halkının Milli Mücadele'ye ve Mustafa Kemal Paşa'ya olan desteğini göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Mustafa Kemal Paşa, Amasya'ya geldikten hemen sonra hızla çalışmalara başlamış, 14 Haziran'da Amasya Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ni kurmuştur. Ali Fuat Paşa, Refet Bele, Rauf Orbay, Kazım Karabekir, Mersinli Cemal Paşa, Cafer Tayyar Paşa gibi Milli Mücadele'nin önemli simalarıyla istişare yaparak 22 Haziran 1919'da Amasya Genelgesi'ni ilan etmiştir. Amasya Genelgesi, Türk milletinin esaret altında yaşamayacağını gösteren ve tüm dünyaya ilan eden bir belge niteliği taşımaktadır. Milli Mücadele'nin amacının, gerekçesinin ve yönteminin tüm dünyaya ilan edildiği bir manifesto niteliği taşımaktadır."

Amasya Genelgesi'nin milletin istiklalinin tehlikede olduğunu, İstanbul Hükümeti'nin üzerine düşen görevi yerine getirmediğini anlattığını belirten Cevger, şunları kaydetti:

"Aslında Milli Mücadele'nin önemini ortaya koymaktadır. Türk milletinin bağımsızlığını kendi azim ve kararlarıyla kurtarabileceğini söylemesi ise Milli Mücadele'nin yöntemini ortaya koymaktadır. Aynı zamanda Amasya Genelgesi'nin Milli Mücadele'de millet iradesine ilk kez atıfta bulunması hasebiyle, daha sonra kurulacak Türkiye Cumhuriyeti devletinin de milli iradeyi esas alarak oluşturulacağını ortaya koyuyor. Bu sebeple Amasya Genelgesi'ni Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir kuruluş belgesi, doğum senedi olarak da sayabiliriz."