Trump-Xi görüşmesi sonrası dikkat çeken başlıklar: Tayvan, enerji ve ticaret

ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılan görüşmede Tayvan ve ticaret başlıkları öne çıktı. Pekin, Tayvan’ı ikili ilişkilerdeki en önemli konu olarak vurgularken, Trump ticari bağlara ve alım taahhütlerine dikkat çekti.

Giriş: 05.02.2026 - 10:48
Güncelleme: 05.02.2026 - 10:48
Trump-Xi görüşmesi sonrası dikkat çeken başlıklar: Tayvan, enerji ve ticaret

Trump, Xi ile dün “uzun ve kapsamlı bir görüşme” yaptıklarını söyledi. Görüşmede İran, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı, Çin’in enerji alımları ve nisan ayında planlanan Çin ziyareti başlıca konular arasında yer aldı. Pekin’den yapılan açıklama ise Tayvan’ı ABD ile ikili ilişkilerdeki “en önemli konu” olarak öne çıkardı.


TAYVAN MESAJI VE PEKİN’İN ÇAĞRISI

Çin tarafı, ABD’yi “Tayvan’a silah satışı konusunu ihtiyatla ele almaya” çağırdı. Açıklamada Tayvan’ın, Washington-Pekin hattındaki hassasiyetlerin merkezinde olduğu vurgulandı.


DİPLOMATİK DENGE VE ZİYARET PLANI

Eurasia Group’ta Çin uygulama başkanı David Meale, Çin’in Washington’a “kırmızı çizgilerin nerede olduğunu” hatırlattığını, Trump’ın ise nisan ayındaki Çin ziyaretini tehlikeye atabilecek adımlardan kaçınmaya çalıştığını söyledi.


TİCARET, ENERJİ VE TARIM ALIMLARI

Trump, görüşme sırasında iki ülke arasındaki ticari bağlara, Çin’in petrol ve gaz ile tarım ürünleri alımlarına ve uçak motoru teslimatlarına vurgu yaptı. Trump’a göre Çin, bu sezon için Amerikan soya fasulyesi alımını 20 milyon tona, gelecek sezon için ise 25 milyon tona çıkarmayı kabul etti.


UÇAK ANLAŞMASI BEKLENTİSİ

Evercore ISI’da Çin makro analisti Neo Wang, Trump’ın “işlem odaklı” yaklaşımının Pekin açısından avantaj sunduğunu belirtti. Wang, nisan ayındaki ziyaret sırasında 500’e kadar Boeing uçağını kapsayan bir anlaşma için imza töreni beklendiğini ifade etti.


TON FARKI VE KARŞILIKLILIK

Trump görüşmeyi “mükemmel” olarak nitelendirirken Xi ile kişisel ilişkisinin “son derece iyi” olduğunu söyledi. Xi ise daha ölçülü bir dil kullanarak “ABD’nin endişeleri var ve Çin’in endişeleri var” dedi; her iki tarafın “karşılıklılık” temelinde yaklaşması halinde çözüm bulunabileceğini vurguladı.