Tarım gençleşerek büyüyecek

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde tarımda çalışan nüfus giderek yaşlanıyor. AB ülkelerinde çiftçilerin yaş ortalaması 58 iken, Türkiye’de geçtiğimiz yıl 57 olarak kayıtlara geçti. Bu nedenle gerek dünyada gerekse Türkiye’de genç nüfusu tarıma yönlendirmek için çeşitli önlemler alınıyor.

Giriş: 20.02.2026 - 09:37
Güncelleme: 20.02.2026 - 10:04
Tarım gençleşerek büyüyecek

TÜRKİYE’de Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 2.5 milyon çiftçi bulunuyor. Bu çiftçilerin yaş ortalaması 57. AB ülkelerinde ise 58. Dünya Bankası verilerine göre toplam istihdamın ortalama yüzde 20’sini tarım sektörü oluşturuyor. Bu nedenle Türkiye dahil birçok ülke tarımda yaş ortalamasını gençleştirmek için tarım politikalarını güncelliyor.   AB ülkeleri, AB Komisyonu’nun ‘Tarımda Nesil Yenileme Stratejisi’ ile yeni Ortak Tarım Politikası çerçevesinde bütçelerinin en az yüzde 6’sını genç ve yeni çiftçilere ayırmaya hazırlanıyor. Türkiye ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024-2028 Stratejik Planı  ile 2028 yılına kadar tarımda genç istihdamına yönelik 4 bin projeyi  hayata geçirecek. 


İLGİ ARTIYOR 

Tarımda yaş ortalamasının düşmesi, gıda arz güvenliği için kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Sürdürülebilir Kalkınma Derneği tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan Tarımda Kadın ve Genç İstihdamının Güçlenmesi Raporu araştırmasına katılanların yüzde 58’ini  40 yaş altı gençler oluşturdu. Tarımda gençleşme politikasını tüm yönleriyle inceleyen rapordaki bu sonuç, gençlerin tarım sorunlarının dile getirilmesi ve çözüm yolları aranması konusunda istekli olduğu şeklinde analiz ediliyor. Son yıllarda yapılan saha araştırmalarına göre gençlerin sektörün geleceğini belirleyecek çalışmalara ilgisi artıyor.


DESTEKLER BÜTÜNCÜL OLMALI  

TÜİK verilerine göre ise toplam istihdamın yüzde 14’ünü tarım çalışanları oluşturuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı çiftçilerin yüzde 14’ü genç, yüzde 59’u orta yaşlı, yüzde 27’si ise 65 yaş üstü üreticilerden oluşuyor. Türkiye’de tarım alanında gençleşme için pek çok destek mevcut. Konunun uzmanlarına göre desteklerin niceliğinden çok, bütüncül tasarımı ile kalıcı bir başarı yakalamak mümkün. Konya Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu, “Türkiye’de uygulanan programlar tarıma giriş bariyerini önemli ölçüde azaltmış olsa da arazi erişimindeki kısıtlar, gelir oynaklığı, pazar güvencesi eksikliği ve iklim riski genç işletmelerin kalıcılığını sınırlandırıyor” diye konuştu.  


COĞRAFİ İŞARET AYAĞI 

Küresel tarım endüstrisinde gençleşme hem gıda arz güvenliği  hem de tarımda ulusal bir marka olabilmek adına önemseniyor.  Tarımda markalaşmanın en büyük ayaklarından birinin ise coğrafi işaret kriteri olduğunu ifade eden Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaret Derneği (GÜCİSDER) Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Huriye Özener, “Araştırmalar coğrafi işaret alarak markalaşan tarım ürünlerinin ekonomik değerinin yüzde 30 oranında arttığını gösteriyor. Tarım ürünleri, coğrafi işaret sisteminin hem ekonomik hem de stratejik açıdan en güçlü bileşenlerinden biridir. Çünkü birincil tarım ürünleri hem yüksek ihracat potansiyeli taşır hem de işlenmiş ürünlerin tüm değer zincirini besler. Türkiye, tarımda muazzam bir markalaşma potansiyeline sahip” dedi. 


TOHUM ÇALIŞMALARI 

Türkiye gençleşme rüzgarını arkasına alarak küresel tarım ekosisteminde marka olmak için çeşitli çalışmalara imza atıyor. Bunların başında ise tohum geliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre Türkiye 117 ülkeye tohum ihracatı yapıyor ve dünyanın ilk 10 tohum üreticisi ülkeleri arasında yer alıyor. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü konu ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Türkiye’nin tarım ve hayvancılık alanlarında teminatı konumunda bulunan Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü olarak her biri ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünlerimizin markalaşma süreçlerine dair çalışmalarımız bulunuyor. Atalarımızdan yadigar, Anadolu topraklarının bize mirası, ülkemizin gen kaynaklarını oluşturan tohumların halkımıza tanıtılması, üretimlerinin yaygınlaştırılması, koruma altına alınması ve gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla ‘TİGEM Mirasımız Yerel Tohum’ markası 2020 yılından itibaren tescil edildi. Bünyemizde bulunan dünyanın en büyük tek parça tarım arazisi olan Ceylanpınar Tarım İşletmesi’nde bitkisel ürünlerde marka çalışmalarımız sürüyor.”  


DÜNYADAKİ UYGULAMALAR 

Tarımda gençleşme konusu sadece Türkiye’nin gündeminde yer almıyor. Dünyada çiftçi yaş ortalaması 60 olarak kayıtlarda yer alırken, Avrupa Birliği ve Asya ülkeleri de gençleşme için çeşitli uygulamaları hayata geçiriyor. Avrupa’da genç çiftçi programları, arazi devrini  teşvik eden düzenlemeler ve gelir destekleriyle eşleştirilirken, Doğu Asya’da teknoloji ve kooperatifleşme odaklı modeller öne çıkıyor. Avrupa Komisyonu, 2040 yılına kadar genç ve yeni çiftçilerin payını ikiye katlamayı ve gerçek bir dönüşümün nesil yenilemesiyle mümkün olduğundan hareketle araziye erişim, uygun fiyatlı kredi ve temel beceri eğitimleri vermeyi hedefliyor. 

Tarım gençleşerek büyüyecek


Japonya’ya ihracat başladı 

Geleneksel Ürünler ve Coğrafi İşaret Derneği (GÜCİSDER) Başkanı Avukat Huriye Özener: Coğrafi işaret sistemi, yalnızca ürünün hikâyesini görünür kılmakla kalmaz; bu hikâyeyi somut bir ekonomik değere de dönüştürür. En önemlisi fiyatlama gücü sağlar; zira dünya genelindeki araştırmalar, coğrafi işaretli ürünlerin muadillerine kıyasla yüzde 20 ila yüzde 300 arasında daha yüksek fiyatlarla alıcı bulduğunu gösteriyor. AB’de coğrafi işaretlerin gerçek sahibi üretici grubudur; üretim, denetim ve pazarlama süreçleri bu yapı üzerinden yürütülür. Türkiye’de ise üretici grupları hâlen isteğe bağlı ve birçok üründe aktif bir üretici yapılanması bulunmuyor. Türkiye, pek çok tarımsal ürününü coğrafi işaret markası ile küresel pazarda etkin bir konuma taşıdı. Örneğin Aydın kestanesi, 2020 yılında AB coğrafi işaret tescili alarak üretici gelirlerini artırdı, ihracat potansiyelini genişletti, bölge ekonomisine yüksek katma değer sağladı ve hem gastronomi hem de tarım turizmi bakımından Aydın’ın marka bilinirliğini güçlendirdi. Ayrıca Türkiye’den Japonya’ya ihraç edilen nadir tarım ürünleri arasında yerini aldı. 

Tarım gençleşerek büyüyecek


Parçalı üretim zorlaştırıyor 

Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu-Konya Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı: Yaşlanan üretici profili; tarımda bilgi aktarımı, teknoloji adaptasyonu ve girişimcilik kapasitesi açısından yapısal bir risk yaratırken, genç nüfusun sektörden uzaklaşması dijitalleşme ve modernizasyon hızını da yavaşlatıyor. Bu nedenle gençleşme, sadece demografik bir düzeltme değil, aynı zamanda gelir yaratma kapasitesi yüksek, katma değer üreten ve sosyal olarak sürdürülebilir bir kırsal yapı kurma arayışı. Tarımda gençleşme, proje sayısıyla değil, sürdürülebilir işletme sayısıyla ölçülmesi gereken uzun vadeli bir yapısal dönüşüm meselesidir. Araziye erişimi kolaylaştıran kurumsal mekanizmalar, başlangıç finansmanı, koşullu kurulum destekleri, sürekli danışmanlık, beceri geliştirme ve güçlü pazar entegrasyonu birlikte tasarlandığında genç işletmelerin ayakta kalma süresi uzuyor. Türkiye, küresel tarım ve gıda ticaretinde yüksek ihracat hacmi ve ürün çeşitliliği sayesinde güçlü bir tedarikçi konumuna ulaşmış olsa da küçük ve parçalı üretim yapısı ölçekli marka inşasını zorlaştırıyor. Türkiye, tarımda marka ülke olmanın ön koşullarına büyük ölçüde sahip. Ancak eksik olanın, üretim kapasitesini entegre bir marka mimarisiyle birleştirecek sistematik dönüşüm olduğunu görüyoruz.