Savunmada küresel atılım: Türkiye'den üç cepheli adım

Türkiye’nin savunma sanayisinde küresel ölçekte etkinliğini artıracak yeni adımlar atılıyor. TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edilen askeri anlaşmalarla Türkiye, Balkanlar’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada iş birliğini derinleştiriyor.

Giriş: 12.04.2026 - 08:05
Güncelleme: 12.04.2026 - 08:05
Savunmada küresel atılım: Türkiye'den üç cepheli adım

Komisyondan geçen Brezilya, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya anlaşmalarının kısa sürede yasalaşması beklenirken, süreç Türkiye’nin savunma ihracatı ve teknoloji transferinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.


BREZİLYA İLE ORTAK ÜRETİM DÖNEMİ

Mehmet Kemal Bozay, Brezilya’nın 25 milyar dolarlık savunma bütçesiyle Latin Amerika’nın en büyük gücü olduğunu vurgularken, iki ülke arasındaki iş birliğinin stratejik önemine dikkat çekti.


Anlaşma kapsamında:

TUSAŞ, Embraer ve Akaer ile mutabakat zaptı imzaladı

Ortak uçak üretim platformu kurulması hedefleniyor

ANKA ve AKSUNGUR İHA’larının Brezilya’da ortak üretimi gündemde

Jet motoru teknolojilerinde iş birliği planlanıyor


Savunmada küresel atılım: Türkiye'den üç cepheli adım

ROKETSAN VE BAYKAR’DAN STRATEJİK TEMASLAR

Türk savunma sanayisinin öncü şirketleri ROKETSAN ve Baykar da Brezilya’da aktif rol üstleniyor.


Her iki şirketin de:


Ürün satışı

Teknoloji transferi

Ortak projeler


başlıklarında Brezilyalı firmalarla temaslarını sürdürdüğü belirtiliyor.


BALKANLAR’DA SAVUNMA ETKİSİ GENİŞLİYOR

Türkiye’nin Balkanlar’daki savunma iş birlikleri de hız kazanıyor.


Arnavutluk’a Türk SİHA sistemleri teslim edildi

MKE obüsleri ve mühimmatları tedarik edildi

Kuzey Makedonya’nın helikopter ihtiyacı GÖKBEY ile karşılanıyor

MKE ile Makedon ATS firması arasında sanayi ortaklığı kuruldu


KÜRESEL SAVUNMA AĞI GENİŞLİYOR

Atılan adımlar, Türkiye’nin yalnızca ürün ihraç eden değil, aynı zamanda ortak üretim ve teknoloji geliştiren bir savunma oyuncusu haline geldiğini gösteriyor.


Latin Amerika’dan Balkanlar’a uzanan bu yeni açılım, savunma sanayisinde hem ekonomik hem de stratejik etki alanını genişletirken, Türkiye’nin küresel rekabetteki konumunu da güçlendiriyor.