İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fuarı öncesinde Türk savunma sanayisi adına dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Pasifik Teknoloji, dost ve müttefik bir ülkeyle imzaladığı kapsamlı anlaşmayla ilk savunma sanayisi ihracatını gerçekleştirdiğini duyurdu. Şirketin uluslararası pazarlara girişini simgeleyen bu anlaşma, yalnızca ürün satışını değil, aynı zamanda teknoloji transferi ve ortak üretimi de kapsayan geniş kapsamlı bir iş birliği modeli sunuyor.
Şirket yöneticileri, fuar öncesinde düzenlenen basın toplantısında küresel büyüme stratejilerini paylaşırken, imzalanan çerçeve anlaşmasının çok boyutlu yapısına dikkat çekti. Açıklamaya göre anlaşma kapsamında 100 bin adet MERKÜT FPV kamikaze İHA sisteminin yanı sıra 10 adet ALPİN insansız helikopter, 25 adet DUMRUL mini insansız helikopter, 500 adet DELİ taktik kamikaze dron ve 500 adet KORGAN otonom yer destek ünitesi ilgili ülkenin envanterine girecek.

ORTAK ÜRETİM VE TEKNOLOJİ TRANSFERİ
Pasifik Teknoloji yönetimi, söz konusu anlaşmanın klasik bir ihracat modelinin ötesine geçtiğini vurguladı. Buna göre hedef pazarda bir ortak girişim kurulması ve yerel üretim altyapısının geliştirilmesi planlanıyor. Şirket, bu yaklaşım ile sadece ürün ihraç eden değil, teknoloji geliştiren ve bulunduğu pazarlarda kalıcı değer yaratan küresel bir oyuncu olmayı hedefliyor.
DEĞİŞEN HARP SAHASINA UYGUN ÇÖZÜMLER
Toplantıda, modern savaş konseptindeki dönüşüme de dikkat çekildi. Rusya-Ukrayna savaşı ile hız kazanan ve Türkiye’nin farklı coğrafyalardaki operasyonlarıyla pekişen yeni dönemde; insansız sistemler, otonom platformlar ve sürü teknolojilerinin sahada belirleyici rol oynadığı ifade edildi. Bu kapsamda Pasifik Teknoloji’nin geniş ürün yelpazesiyle farklı operasyonel ihtiyaçlara cevap verebilme kapasitesinin önemli bir rekabet avantajı sunduğu belirtildi.
SAHA 2026’DA YENİ NESİL SİSTEMLER
Şirketin SAHA 2026 fuarındaki planları kapsamında, grup bünyesindeki savunma şirketi Titra tarafından geliştirilen otonom sistemler ve sürü teknolojileri uluslararası delegasyonlara tanıtıldı. Ayrıca DELİ-S ve KORGAN-M V2 isimli iki yeni nesil sistem de ilk kez vitrine çıktı.

Uzmanlara göre, otonom görev kabiliyeti, elektronik harp ortamında çalışma yeteneği ve yüksek hassasiyetli taarruz kapasitesiyle öne çıkan bu sistemlerin küresel pazarda önemli bir yer edinmesi bekleniyor. Bu gelişme, Türk savunma sanayisinin ihracat kapasitesini artırma hedefi açısından da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.