Ramazanın manevi yönünün yanı sıra toplumsal mesajlar da barındırdığını ifade eden Şahin, bu mesajların başında gıda israfının geldiğini söyledi. Açlık hissinin tüketici davranışlarını doğrudan etkilediğini belirten Şahin, ramazanda ihtiyaç fazlası alışveriş yapıldığına dikkat çekti.
“AÇKEN ALIŞVERİŞ YAPMAK İSRAFI ARTIRIYOR”
Mahmut Şahin, “Biz, normalde bu ayda en az harcamayı yapmamız gerektiğini düşünürken karşımıza çok ters bir tablo çıkıyor çünkü karnımız aç, gözümüz de aç. Bu açlık, bizi daha çok alışverişe yönlendiriyor.” dedi.
Şahin, özellikle saat 16.00 ve sonrasında yapılan alışverişlerin yanlış bir uygulama olduğunu belirterek, ramazanda alışverişin sabah erken saatlerde ya da iftardan sonra yapılması gerektiğini vurguladı.
“Ramazanda illa alışveriş yapmamız gerekiyorsa ya sabah erken saatlerde ya da akşam iftardan sonra yapmalıyız. O kadar çok alışveriş yapıyoruz ki akşam bir tas çorbadan sonra zaten tıkanıyoruz, aldığımız fazlalıklar çöpe gidiyor, israf oluyor.” ifadelerini kullandı.
“RAMAZANI KENDİ ANLAMININ DIŞINA ÇIKARMAYALIM”
Şahin, aç karna alışverişe gitmenin gereksiz ürün alımına neden olduğunu belirterek, “Aç karına alışverişe gitmemek çünkü gereksiz şeyleri alıyoruz. İftardan sonra gidersek ihtiyacımız olan şeyleri alırız. Ramazanı kendi anlamının dışına çıkarmayalım. İsrafı bitirelim ya da en aza indirelim, ramazanın ruhuna uygun olsun.” dedi.
RAMAZANDA ALIŞVERİŞ YÜZDE 80 ARTIYOR
Türkiye genelinde şubelerinin ramazan öncesi ve sonrası fiyat takibi ve tüketim verilerini incelediğini aktaran Şahin, “Bütün şubelerimizin verdiği rakamlardan ortaya çıkan istatistikte alışveriş oranları, öncesine göre ramazanda yüzde 80 daha fazla oluyor.” ifadelerini kullandı.
Şahin, “Ramazanda aslında bizim ihtiyaçlarımız artmadı hatta öğün sayısı itibarıyla daha az tüketmemiz, alışverişimizi 10 birimden 8'e, 7'ye düşmemiz gerekirken 18 birime çıkıyoruz. Bu da israfın fazla olduğu anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.