Probiyotik içeren yeni nesil yara örtüsü geliştirildi

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde geliştirilen probiyotik içeren hidrojel bazlı yeni nesil yara örtüsü, diyabetik ülser ve yanık gibi kronik yaraların iyileşme sürecini hızlandırmayı hedefliyor. Ürün Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillendi.

Giriş: 21.02.2026 - 14:08
Güncelleme: 21.02.2026 - 14:08
Probiyotik içeren yeni nesil yara örtüsü geliştirildi

İYTE Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seda Kehr ve ekibi tarafından yaklaşık 2 yıl süren çalışmalar sonucunda geliştirilen yara örtüsü, klasik yara bantlarından farklı özellikler taşıyor. “Oksijen Taşıyıcı, Esansiyel Yağ ve Probiyotik Metabolitler İçeren Canlı Bir Hidrojel Bazlı Yara Örtüsü” başlığıyla tescillenen ürünün klinik aşamaya taşınması planlanıyor.


KLASİK YARA BANTLARINDAN FARKLI TASARIM

Doç. Dr. Seda Kehr, geliştirdikleri sistemin farklı bileşenlerin bir araya gelmesiyle sinerjik etki oluşturacak biçimde tasarlandığını belirtti.


Kehr, “Bizim geliştirdiğimiz yara örtüsünün en büyük özelliği içerisinde probiyotik barındırması ve aynı zamanda oksijen salınımı yapabilen bir nano parçacığa sahip olması.” dedi.


Oksijen taşıyıcı yapı ve probiyotik içeriğin birlikte kullanılmasıyla yara iyileşme sürecinin desteklenmesi hedefleniyor.


PÜSKÜRTÜLEBİLİR VE ENJEKTE EDİLEBİLİR FORM

Yara örtüsünün sadece klasik bandaj formunda olmadığını aktaran Kehr, ürünün püskürtülebilir, jel formunda ya da üç boyutlu yazıcıyla hastaya özel ölçülerde üretilebileceğini ifade etti.


Kehr, öncelikle deri hastalıklarında kullanılmasının planlandığını ancak enjekte edilebilir form sayesinde vücut içindeki yaralarda da uygulanabileceğini kaydetti.


PROBİYOTİKLER KAPSÜLLENİYOR

Probiyotiklerin faydalı bakteriler olduğunu belirten Kehr, bu bakterilerin çevresel etkilerden korunması için kapsüllendiğini söyledi.


Kehr, “Biz bu faydalı probiyotikleri yaranın gelişiminde de kullanmak istedik ve bu probiyotikleri çevresel etkilerden korumak için de onları kapsüllüyoruz. Böylelikle hem faydalı metabolitlerin salınımını kontrol altına alabiliyoruz hem yara örtüsünün ömrünü uzatabiliyoruz hem de probiyotikleri canlı bir şekilde yara örtüsünün içerisinde tutabiliyoruz.” ifadelerini kullandı.


KLİNİK SÜREÇ PLANLANIYOR

Ürünün laboratuvar aşamasında bakteri ve hücre testlerinin tamamlandığını belirten Kehr, bir sonraki aşamada hayvan testleriyle klinik çalışmalara başlanmasının planlandığını aktardı.


İlk etapta yarayı destekleyici formuyla piyasaya sunulması hedeflenen ürünün, vücut içine uygulanabilecek biyomalzeme versiyonu için klinik sürecin daha uzun zaman alacağı ifade edildi.