Organik atığı, yüksek değerli endüstriyel hammaddeye dönüştürüyor

Yapay zeka destekli enzim tasarımlarıyla organik atıkları yüksek değerli hammaddelere dönüştüren LL Material Factory, biyolojik üretimi sanayinin yeni standardı haline getirmeyi hedefliyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren şirket, küresel ölçekte büyüyerek kimya ve malzeme sektörlerinin karbonsuz dönüşümüne katkı sağlıyor.

Giriş: 19.06.2026 - 09:24
Güncelleme: 19.06.2026 - 09:24
Organik atığı, yüksek değerli endüstriyel hammaddeye dönüştürüyor

Mikroalgler ve sürdürülebilirlik üzerine duyulan merakla başlayan bir yolculuk, bugün biyoteknoloji ile yapay zekayı birleştiren yenilikçi bir girişime dönüştü. organik atıkları yüksek katma değerli endüstriyel hammaddelere çevirmeyi amaçlayan ll Material Factory, biyolojik üretimi daha hızlı, daha erişilebilir ve daha ekonomik hale getirmek için çalışmalar yürütüyor. Teknopark istanbul’da faaliyet gösteren şirketin kurucuları ece Zeynep kalyoncuoğlu ve arda görkem Tokur, geliştirdikleri teknolojileri ve gelecek vizyonlarını istanbul Ticaret’e anlattı.


DOĞADAN İLHAM

Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?

Aslında her şey yaklaşık 10 yıl önce, mikroorganizmaların ve özellikle mikroalglerin dünyasına duyulan büyük merakla başladı. Üniversite yıllarında Solar Decathlon gibi küresel bir yarışma için sıfır atık ve döngüsel kaynak sistemleri üzerine çalışan uluslararası bir mühendislik ekibine liderlik ediyordum. afrika’da kendi sürdürülebilir evimizi inşa ettiğimiz o süreçte, kafamda sürekli dönüp duran bir soru belirdi: “Biz neden hâlâ bu kadar değerli biyokütleyi ve organik atığı göz göre göre çöpe atıyoruz, sanayiye kazandıramıyoruz?”


Biyoteknolojinin derinliklerine indikçe asıl sorunun kaynak eksikliği değil, endüstriyel biyolojinin geleneksel üreticiler için karmaşık ve pahalı olması olduğu görülüyor. ll Material Factory, doğanın gücü ile endüstri arasında bir köprü kurma fikrinden doğuyor. amaç, atık olarak görülen organik malzemeleri yüksek değerli endüstriyel hammaddelere dönüştürerek kimya ve malzeme sektörünün karbonsuzlaşmasına öncülük etmek.


BİYOLOJİK ÜRETİM

Ürün veya hizmetiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Biyolojik üretimin temel yapı taşları olan enzimler ve bu enzimlere dayalı üretim süreçleri geliştiriyoruz. Bugün sanayide kullanılan birçok ürünün arkasında petrokimya ve ağır kimyasal süreçler yer alırken, biz doğanın kendi katalizörlerini optimize ederek organik atıkları yüksek değerli sürdürülebilir malzemelere dönüştürüyoruz. laboratuvarlarda doğrulama süreçleri devam eden altı enzim bulunuyor. Bu enzimler sayesinde tekstilden kozmetiğe, ambalajdan kimyaya kadar birçok sektörün hammadde tedarik zincirinin dönüşmesi hedefleniyor. Şirketimiz sadece ürün değil; fabrikalara petrole bağımlılığı azaltan, doğayla uyumlu ve maliyet etkin biyolojik üretim prosesleri sunuyor.


YAPAY ZEKA GÜCÜ

Geleneksel yöntemlere göre avantajlarınız neler, yapay zeka ya da makina öğrenmesi gibi ileri teknolojiler kullanıyor musunuz?

Geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında en büyük avantajlarımız hız, ölçeklenebilirlik ve çevresel performans. Bir enzimin keşfi ve endüstriye uygun hale getirilmesi yıllar alabilirken, bu süreç yapay zeka ile ciddi ölçüde hızlanıyor. alphaFold ve ProteinMPNN gibi ileri yapay zeka araçları kullanılarak protein yapıları bilgisayar ortamında modelleniyor, atomik seviyede optimizasyon yapılıyor ve hangi enzimin hangi atığı daha verimli dönüştürebileceği önceden tahmin edilebiliyor. Böylece laboratuvardaki deneme-yanılma süreçleri dijitalleşiyor ve süreç aylardan günlere indiriliyor.


KOZMETİK VE KİMYADAN İLGİ VAR

Geliştirdiğiniz ürünün ticari geleceği hakkında neler söylemek istersiniz? Yurt dışından talep var mı?

küresel ölçekte artık sadece ‘yeşil görünmek’ değil, gerçekten yeşil üretmek zorunluluk haline geliyor. Sınırda karbon düzenlemeleri ve sürdürülebilirlik hedefleri, üreticileri biyolojik alternatiflere yönlendiriyor. ll Material Factory olarak bu dönüşümü merkeze alarak küresel bir büyüme stratejisi izliyoruz. Ön patent başvuruları sürerken ölçeklenme adımlarını ingiltere’deki Center for Process Innovation üzerinden planlıyoruz. Şirketin bu kapsamda londra’da da yapılanmasını tamamladık. avrupa ve ingiltere pazarında özellikle kozmetik ve kimya sektörlerinden ilgi var. iki kozmetik üreticisiyle büyüme ortaklığı yürütüyor ve özel atıklardan biyolojik üretim süreçleri tasarlıyoruz. Uzun vadede enzim bazlı çözümlerle döngüsel üretim modelleri oluşturulması hedefleniyor.


KENDİ KENDİNİ ONARAN MALZEMELERE YÖNELECEK 

Gelecekte farklı alanlarınız olacak mı? Hedefleriniz neler?

Uzun vadeli hedefte yalnızca enzim üreten bir yapı olmak değil; endüstrinin biyoteknoloji işletim sistemi haline gelmek istiyoruz. Gelecekte biyo-plastikler, ileri atık dönüşüm sistemleri ve kendi kendini onarabilen akıllı malzemeler gibi alanlara açılmak planlarımız arasında var. Amaç, biyolojik üretimi tüm üreticiler için erişilebilir ve standart bir altyapı haline getirmek.


GÜÇLÜ BİLİM AĞI 

LL Material Factory, kısa sürede kurulmuş bir girişim değil; biyoteknoloji, çevre mühendisliği ve endüstri deneyimi olan güçlü bir bilim ve mühendislik ağının ürünü. Şirket, doğanın gücüne, döngüsel ekonominin potansiyeline ve karmaşık sistemlerin matematiğine inanıyor. Bu vizyonu paylaşan tüm yatırımcılar ve sanayi ortaklarıyla birlikte petrole bağımlılığı azaltan biyolojik bir geleceği inşa etmeyi hedefliyor.


GÜVEN VE TİCARİ CİDDİYET AÇISINDAN AVANTAJLIYIZ 

Teknopark İstanbul’da yer almak hangi faydaları sağlıyor?

Teknopark İstanbul, derin teknoloji ve Ar-Ge odaklı şirketler için önemli bir inovasyon ekosistemi sunuyor. Laboratuvar altyapısına erişim, şirketler arası sinerji ve mentorluk destekleri, gelişim sürecini doğrudan hızlandırıyor. Ayrıca Türkiye’nin mühendislik ve bilim vizyonunun merkezinde yer almak, akademi ile sanayi arasındaki bağı güçlendiriyor. Teknopark İstanbul’da bulunmak, bize hem yerel hem de uluslararası yatırımcılar nezdinde güven ve ticari ciddiyet açısından önemli bir avantaj sağlıyor.