Kanser tedavisi ve savunma sanayiinde radyasyon güvenliği, teknolojik bir sıçramayla yeni bir boyuta taşınıyor. Sandia Ulusal Laboratuvarları'ndaki araştırmacılar, cilde veya kıyafetlere takılabilen, seri üretime uygun tek kullanımlık bir dozimetre geliştirdi. Teknoloji, özellikle radyoterapi süreçlerinde yaşanan "hedef sapma" sorununu ortadan kaldırmayı hedefliyor.
HATA PAYINI SIFIRA İNDİREN TEKNOLOJİ
Gelişmiş ışık algılayıcı polimerler ve mikroelektronik sistemleri birleştiren yama, radyasyon ışınlarının sadece kanserli hücrelere odaklanmasını sağlıyor. Sandia araştırmacısı Isaac Aviña, mevcut radyoterapi uygulamalarındaki hata payına dikkat çekerek, "Şu anda tıp dünyasında ışınlar geniş bir hata aralığıyla yönlendiriliyor. Bu durum bazen sağlıklı dokunun zarar görmesine, bazen de kanserli hücrelerin bir kısmının geride kalmasına neden oluyor" değerlendirmesinde bulundu.
Özellikle radyasyonun olumsuz etkilerine karşı daha hassas olan çocuklar için bu teknolojinin kritik bir önem taşıdığı belirtiliyor.
GERÇEK ZAMANLI MÜDAHALE VE GÜVENLİK
Yeni dozimetre, sadece radyasyon miktarını ölçmekle kalmıyor; ışının hedef dışına çıkması durumunda klinisyenleri anında uyarıyor. Sistemin merkezinde radyasyonla etkileşime giren özel bir polimer yer alıyor.
SAVUNMA SANAYİİNDE STRATEJİK KULLANIM
Teknolojinin kullanım alanı sadece sağlık sektörüyle sınırlı değil. Araştırma ekibi, yamaların tehlikeli bölgelerde görev yapan askeri personel için "durumsal farkındalık" yaratacağını vurguluyor. Giyilebilir sensörler, savaşçıların maruz kaldığı radyasyon seviyesini izleyerek uzun vadeli sağlık risklerini minimize edecek.
KÜRESEL İNOVASYON ÖDÜLÜ SAHİBİNİ BULDU
Sandia’nın Kaliforniya’daki tesislerinde lazer kazıma teknolojisiyle üretilen binlerce prototipin ardından teknoloji, Virginia merkezli WearableDose Inc. şirketine lisanslandı. Söz konusu inovasyon, Kasım 2025'te düzenlenen MedTech World Ödülleri'nde "Yılın Küresel İnovasyonu" ödülüne layık görüldü.
Şirket yetkilileri, esnek ve giyilebilir bu yöntemin yakın gelecekte hastanelerde, ilk müdahale ekiplerinde ve askeri birliklerde standart bir güvenlik ekipmanı haline geleceğini öngörüyor.