Japonya’da çekirdek tüketici fiyatları şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 arttı. Hükümetin salı günü açıkladığı verilere göre, petrol ürünlerini içeren ancak taze gıdaları hariç tutan çekirdek tüketici fiyat endeksi, ekonomistlerin yüzde 1,7’lik yıllık artış beklentisinin altında kaldı.
Japonya’da çekirdek tüketici fiyatları şubat ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 arttı. Hükümetin salı günü açıkladığı verilere göre, petrol ürünlerini içeren ancak taze gıdaları hariç tutan çekirdek tüketici fiyat endeksi, ekonomistlerin yüzde 1,7’lik yıllık artış beklentisinin altında kaldı.
Taze gıda ve enerji etkisi çıkarıldığında ise tüketici fiyatları şubatta yıllık bazda yüzde 2,5 yükseldi.
FAİZ ARTABİLİR
Capital Economics ekonomisti Abhijit Surya, şubat ayı manşet enflasyonunun ötesinde fiyat baskılarının daha kalıcı olduğunu belirterek, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) tercih ettiği çekirdek enflasyon göstergesinin hedefin üzerinde kalmaya devam edeceğini ve bunun para politikası sıkılaştırmasını destekleyeceğini söyledi. Elektrik ve gaz sübvansiyonlarının manşet enflasyondaki yavaşlamada etkili olduğu, bu desteklerin nisan ayında sona ereceği ancak hükümetin uzatabileceği ifade edildi. Surya, hizmet enflasyonunun da ücret artışlarının yapısal hale gelmesiyle güçleneceğini ve BOJ’un nisan ayında faiz artırabileceğini öngördü.
HAZİRAN VE TEMMUZ'U GÖSTERDİ
Moody’s Analytics’ten Stefan Angrick ise şubatta enflasyonun beklenenden fazla yavaşladığını, bunun büyük ölçüde hükümet desteğiyle enerji fiyatlarının düşmesinden kaynaklandığını belirtti. Çoğu kategoride fiyat artışlarının yavaşladığını, maliyet kaynaklı baskıların hafiflediğini ancak Orta Doğu’daki çatışmaların petrol ve gaz fiyatlarını yükseltebileceğini, ayrıca yenin değer kaybının risk oluşturduğunu vurguladı. Angrick, BOJ’un belirsizlik nedeniyle şimdilik beklemede kalacağını, ücret artışlarının geniş tabana yayılmadığını, faiz artışının haziran veya temmuzda gelebileceğini söyledi.
Norinchukin Research Institute Başekonomisti Takeshi Minami ise olası bir faiz artışının, çatışmalar nedeniyle kötüleşen iş dünyası güveniyle zaten zorlanan ekonomiye zarar verebileceğini belirterek, BOJ’un “bekle-gör” yaklaşımını sürdüreceğini ifade etti.