İTO Meclisi’nde sektörlerin nabzı tutuldu

İTO Meclis üyeleri, mayıs ayı toplantısında reel sektörün beklenti ve taleplerini gündeme taşıdı.

Giriş: 15.05.2026 - 09:39
Güncelleme: 15.05.2026 - 09:43
İTO Meclisi’nde sektörlerin nabzı tutuldu

İstanbul Ticaret Odası’nın mayıs ayı Meclis Toplantısı’nda söz alan meclis üyeleri, küresel gelişmelerin piyasalara etkisinden finansmana erişime, ihracata kadar iş dünyasının öncelikli gündemlerini değerlendirdi.


PAZARYERLERİNE DÜZENLEME LAZIM 

Mehmet Cebeci-Toptan ve Dış Ticaret Meslek Komitesi: Elektronik ticarette düzenlemeye ihtiyaç var. Barkod olmadan platforma ürün yüklemek mümkün, bu da gerçekliği zedeliyor. Bu platformlarda yüzbinlerce esnaf satış yapıyor, yüzde 7-10 komisyon ödüyor. Komisyon ve ödemeler net bir şekilde satıcıya gösterilmiyor. Platformda 1’e 3 fiyat oranıyla satsa da zarar eden satıcılar var. Yani platformda satış yapan KOBİ’nin kazandığından daha fazla kâr ediyor platform. Üstelik burada paranı yarın istersen ek komisyon talep ediyorlar. Üstelik aynı ürünü pazaryeri de satıyor, yani üye satıcısıyla rekabet ediyor. Robotlarla sahte yorum eklenerek tüketicinin yanıltılması da başka bir sorun.


KREDİ KARTIYLA BAHŞİŞ UYGULAMASI 

Ebru Koralı-Restoran ve Yiyecek İçecek Hizmetleri Meslek Komitesi: Fiyat etiketi yönetmeliğinde yapılan değişiklikle bahşiş yasaklandı. İşletme maliyetlerinin arttığı bu dönemde bu gelir kaleminin kesilmesi operasyonel sürdürülebilirliği zedeledi. Dünyadaki örneklerde servis ücretinin faturaya yansıtıldığı görmezden geliniyor. Kredi kartı üzerinden bahşiş uygulaması hayata geçirilmeli. Sektörümüzde 1.8 milyon liraya kadar cezalar uygulandı. Fiyat bilgilerine dijital erişim şartı getirildi ama teknik bir uyum süreci gerekiyor. Bu arada paket ve platform komisyonu yüzde 40’lara ulaştı. Ayrıca SGK, yemek kartlarının kullanımıyla ilgili bir genelge yayımladı. Catering tarafında SGK priminden muaf olunuyor ama yemek kartında bu durum söz konusu değil. Bu, küçük işletmelere zarar verir. 


TEKNOLOJİ SEFERBERLİĞİ YAPMALIYIZ 

Adil Nalbant-Makina ve Ekipmanları Meslek Komitesi: SAHA İstanbul, İTO’da 27 kişi ile başlayan bir başarı hikayesidir. SAHA Expo’ya da 130 kişi ile başlanmıştı. Bugün bu fuar 100 bin metrekarelik bir alana yayıldı; bu başarı kelebek etkisi oluşturdu. SAHA İstanbul, yerli ve milli teknoloji ülküsüne gönül veren insanların hikayesidir. Süper güç olmanın tanımı değişti. Teknolojik sistem kurmak, nitelikli insan yetiştirmek gerekiyor. 81 ilde dron üretim ve eğitim merkezleri kurulacak. Bu, sıradan bir proje değil, bir vizyon ve geleceğe yatırımdır. Milli teknoloji seferberliğidir. Bizim de İTO olarak bu projede yer almamız lazım. İTO’nun ve TOBB’un dron seferberliğine katkıda bulunması gerekiyor.


MAKİNA SEKTÖRÜ İÇİN MODEL ÖNERİSİ 

Mehmet Akif Özyurt-Takım Tezgahları ve Otomasyon Meslek Komitesi: Ülkemizde saat gibi işleyen başarılı bir model var: Savunma Sanayii Başkanlığı. 1980’lerde dışa bağımlı bir savunma sanayimiz varken bugün yerli tanklarımızı, gemilerimizi, İHA’larımızı ve SİHA’larımızı tüm dünyaya ihraç eder hale geldik. Bugün ortaya çıkan başarı hikayesi mühendislerimizin yeteneğiyle onları destekleyen güçlü devlet iradesinin, doğru teşvik mekanizmalarının ve kurumsal altyapının aynı hedefte buluşmasının bir eseridir. Tek bir vizyon, tek bir koordinasyon merkezi ve tabii arkasındaki güçlü bir siyasi irade, savunma sanayinde bugün ulaştığımız başarıyı mümkün kıldı. İşte bugün biz diyoruz ki bu 40 yıllık muazzam tecrübeyi modelleyelim ve sanayileşme kabiliyetimizin ana taşıyıcısı olan makina imalat sektörüne uygulayalım. Bu sektör, ülkemizin teknoloji geliştirme ve üretim kabiliyetinin ana motorudur. Artık sorunları yalnızca not eden değil, çözüm üreten bir yapıya, yani Makina İmalat Sanayii Başkanlığı’na acilen ihtiyacımız var.


AÇIK SİSTEM YAZILIMA GEÇELİM

Orhan Albayrak-Eğitim Meslek Komitesi: Fransa hükümeti 26 Nisan’da bir karar aldı ve ‘Resmi kurumlarda hiçbir bilgisayarda Windows işletim sistemi olmayacak, Microsoft Office paketleri kullanılmayacak, Microsoft Teams ve Zoom da kullanılmayacak’ dedi. Bu yılın sonuna kadar da süre verdi. Almanya’da ve Danimarka’da da benzeri kararlar alınmıştı. Açık sistem yazılımı kullanılacağını duyurdular. Şayet siz kapalı sistemden yana olursanız dijital egemen bir ülke değilsiniz, birilerine bağımlısınız. Açık sistem işletim sistemine örnek olarak Linux’u verebiliriz, TÜBİTAK’ın yaptığı Pardus işletim sistemi de var. Şu anda Pardus, Askeralma Genel Müdürlüğü’nün tüm bilgisayarlarında kullanılıyor. Almanya’nın geçen yılki lisans maliyeti tasarrufu 15 milyon Euro. Bizim de kurtulmamızın yolu açık sisteme yönelmektir. 


KENTSEL DÖNÜŞÜMDE GERİ KAZANIM 

Metin Ağırman-Mimarlık ve Mühendislik Meslek Komitesi: Kentsel dönüşümde yıkılan binalarda ayrıştırma ve geri dönüşüm yapılmalı. Her türlü yapının oluşturduğu enerjiye ihtiyacımız var. Yüzde 35 gibi bir enerjiyi çöpe atamayız. Yıkım başlamadan önce envanter çıkarılmalı. Hafriyatın yerinde işlenmesi için mobil kırma ünitesi kurulmalı. Uygulama yöntemi netleştirilmeli, kat karşılığından çıkılmalı, daha farklı bir sisteme geçilmeli. Gri su ve yağmur suyu ile ilgili zorunluluk getirilmeli. İstanbul yapı stoku, su verimliliği ve enerji üzerine çalışma yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca geçici barınma sistemleriyle kira yardımı yeterli olmuyor. Geçici konut stoku oluşturulmalı. TOKİ ve Emlak Konut devreye girmeli. 


SANAYİ ÜRETİMİ OLMADAN OLMAZ 

Semih Ferit Emekli-Metal Ürünler ve Mutfak Ekipmanları Meslek Komitesi: Sanayi, 2022’de milli gelirden yüzde 26.5 pay alırken, 2025’te bu oran yüzde 19’a düştü, hatta bu yıl bu payın yüzde 17’ye düşeceği öngörülüyor. Bu ülkede üretmeden devam etmek, cari dengenin ciddi sarsılması demek. Her şeyin ticaretini yaparsak çıkmaza gireriz. Türkiye ithalat için ucuz ihracat için zor bir ülke olmaya başladı. Önceden yüzde 6-8 olan işçi maliyeti, şimdi yüzde 20’ye vardı. Enflasyon düşse de beklentilerden uzak durumdayız. Piyasada KOBİ ölçeğinde nakit darlığı var. KOBİ borçlarının yapılanmasını talep ediyorum. Geçen hafta kozmetik fuarı vardı. Ülkemizin üretim gücünü çok net gördük. Yapısal sorunlarımızı çözersek çok iyi olur. 


BİZDE ZATEN SRC-5 BELGESİ VAR 

Sevim Soylu-Lojistik Hizmetler Meslek Komitesi: Mart ayında yayımlanan bir tebliğe göre 40 alanda mesleki yeterlilik belgesi alma zorunluluğu getirildi. Bunlardan 40’ıncısı biziz. Tehlikeli madde taşımacılığı şoförlerinden mesleki yeterlilik belgesi talep edildi. Halbuki biz, uluslararası Tehlikeli Madde Karayolu Taşımacılığı (Accord Dangereux Routier-ADR) Kanunu’na tabiyiz. Bunun hükümleri nettir, bu işi yapan sürücüler SRC-5 belgesi almak zorundadır. Bu sürücüler, uluslararası norma uygun belgeyi zaten her 5 senede bir oldukça yüksek meblağla alıyorlar. Yani bu belge zaten var. Sürücüler bakanlık sınavına giriyor, uluslararası geçerli ADR sertifikası alıyor. Sektörün itirazı bu konuda; aynı yetkinlik için neden ikinci kez belge isteniyor?


TEKSTİLDE YENİ YOL HARİTASI 

Ahmet Ural-Tekstil Yan Sanayi Ürünleri Meslek Komitesi: Tekstilde tablo son 4 yılda hızla bozulmaya başladı. Hazır giyim ihracatı her gün kan kaybederken, ithalatı yüzde 100 arttı. İşletmeler kapanırken istihdam kaybı yaşanıyor. Sektörün vergi öncesi kârlılığı yaklaşık yüzde 11 iken günümüzde -2’lere kadar indi. Önünü göremeyen irili ufaklı birçok firma ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sektör mensupları bu zor süreçte yalnız kaldıklarını düşünüyor. Tekstil sektöründe yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var, yeni bir yol haritası oluşturulmalı. Oda olarak devletin ilgili kurumları ve sektör temsilcilerini buluşturacak bir zemin oluşturmalıyız. Yeniden bir yapılanmayla elimizdeki değerleri heba etmeden yolumuza devam etmeliyiz.


YENİ YAPILANDIRMA NASIL OLMALI? 

Noman Sağ-Mali Müşavirlik Meslek Komitesi: Yapılandırma paketi gündemde. TBMM Plan Bütçe Komisyonu teklifi değerlendirdi, bazı değişiklikler yapıldı. Bu teklifte 36 ay olan mevcut taksitlendirme süresi 72 aya çıkarılacak. Çerçeveyi sektör bazlı ayırmışlar, ekonomi yönetiminin bu konudaki gayretlerini görüyoruz. Yapılandırma için şöyle bir örnek var: 1 milyon liralık vergi asıl borcu 3 milyona çıkıyor. Bu 3 milyon lirayı 72 aya yani 6 yıla yaydığınızda, ödenecek borç 10 milyon liraya ulaşıyor. Nefes aldıracak bir model olmadığı görülüyor. Yani 72 ay taksit tek başına bir çözüm değil. Gecikme zammı devletimizin belirlediği aylık yüzde 4.5 oran. Yıllık maliyeti ise yüzde 54, üç yılda da yüzde 130. Ne yapılabilir? Önceki beş yapılandırmada olduğu gibi borç aslı artı yurt içi ÜFE’ye bağlı olarak 72 aya yayılabilir. Bu şekilde yeniden yapılandırmaya şiddetle ihtiyaç var. 


GENÇLERE ÇOK İHTİYACIMIZ VAR

Kazım Ekinci-Metal Ürünler ve Mutfak Ekipmanları Meslek Komitesi: Mayıs ayı, Türk tarihinde çok önemli bir ay. Bir çağın açılıp bir çağın kapandığı bir fetih var ve Kurtuluş Savaşı’nın başlama adımı olan 19 Mayıs var. Bugün gençliğe çok ihtiyacımız var. Selçuk Bayraktarların çoğalmasına ihtiyacımız var.


YAPI DENETİMDE SAHADA UYUM ŞART

Recep Yeşilyurt-Konut İnşaatı Meslek Komitesi: Şantiyede beton geç gelebilir, hava şartları değişebilir, pompa arızalanabilir. Böyle durumlarda beton numunecileri ve ilgili teknik personel sahaya katılmayabiliyor, mesai ücreti talep ediyor veya sürecin aksamasına sebep olacak uygulamalarla karşılaşıyoruz. Fakat beton başladıktan sonra iş durmamalı. Kesintisiz devam etmesi gereken bu işte mesai kavramının sektörün fiili çalışma gerekçelerine uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir diğer önemli konu ise büyük ölçekli projelerde uygulanan yapı denetim bedelleridir. Bakanlık tarafından belirlenen resmi fiyatlar üzerinden işlem yapılıyor. Ancak büyük metrajlı projelerde bu rakamlar sektör açısından çok yüksek seviyelere çıkıyor. Sistemin sahadaki gerçeklere uyumlu hale gelmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yapı denetimde uygulama problemlerinin ve fiyatlandırma mekanizmalarının sektör gerçeklerine uygun şekilde yeniden değerlendirilmesini teklif ediyorum.