İstanbul siluetinin vazgeçilmez yapılarından Haydarpaşa Tren Garı, 12 yıllık aranın ardından asırlık çehresini yeniden İstanbullulara göstermeye hazırlanıyor. 2010 yılında geçirdiği yangının ardından kullanılamaz hale gelen ve 2014 yılında da yolcu trafiğine tamamen kapanan Haydarpaşa Tren Garı’nın üç cephesindeki restorasyon tamamlandı. Marmara Denizi’ne bakan üç cephede yenileme ve konservasyon çalışmaları sona ererken, iş iskeleleri de kaldırıldı. Böylece Haydarpaşa Garı’nın özgün mimari detayları yeniden görünür hale geldi.
ASLINA UYGUN TAŞLAR
Haydarpaşa Tren Garı’nın İstanbul restorasyon çalışmaları arasında özel bir yeri bulunuyor. Zira restorasyon aşamasında yapının aslına uygun şekilde yeniden inşa edilmesi için her bir detaya dikkat edildi. İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Serkan Angı, restorasyon sürecinde ilk inşa edilen dönemlerdeki taşların çok kullanılmadığını ama Haydarpaşa Garı’nın bu genellemeden ayrıldığını söyledi. Angı, konu ile ilgili olarak, “Genellikle restorasyon çalışmalarında o yıllara özgü taşlar yerine benzerleri ve ikameleri kullanılır. Ancak Haydarpaşa’da böyle olmadı. Binanın tam özgün taşları yerinden getirilerek yapı onarıldı. Bunun için Bilecik Osmaneli’nde bir taş ocağı dahi açıldı” dedi.

EN KAPSAMLI RESTORASYON
1908 yılında inşa edilen ve Asya kıtasının son tren istasyonu olan Haydarpaşa Tren Garı, tarihinde çok defa yıkıma uğramış, buna karşın defalarca restore edilmişti. Ancak 2016 yılında başlatılan restorasyon, tarihi garın en kapsamlı restorasyonu olarak biliniyor. Döneminin seçkin mimari eserleri arasında yer alan Haydarpaşa Garı’nda restorasyon çalışmalarının yanı sıra güçlendirme, teşhir-tanzim ve çevre düzenleme uygulamaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Tarihi yapının tamamını kapsayan çalışmalarla gar binasının özgün karakterinin korunarak geleceğe taşınması hedefleniyor. Alanında uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar, tarihi yapının tüm bileşenlerini kapsayacak şekilde titizlikle devam ediyor.
ÖZGÜN HALİ MUHAFAZA EDİLİYOR
II. Abdülhamid Han’ın mirası olan gar, döneminin benzerine az rastlanan muazzam mimari uygulamasıyla dikkat çekiyor. Tarihi gar, dolgu bir alanda 1000 kadar ahşap kazık üzerine inşa edilmiş yapısıyla özgün mimari özelliği taşıyor. Ahşap kazıkların yalnızca 200 tanesinin günümüze kadar sağlam ulaşmış olması nedeniyle restorasyon kapsamında ilk olarak günümüz teknolojisiyle zemin güçlendirme çalışmaları yapıldı. Restorasyon çalışmaları sırasında Haydarpaşa Garı’nın bazı balkon korkulukları ve bağlantılı mimari elemanlarında detaylı incelemeler yapıldı. Uzun yıllar boyunca denizden gelen tuz, nem ve hava koşullarına maruz kalan bu bölümlerde yıpranma, çatlaklar ve malzeme kayıpları tespit edildi. Bu nedenle söz konusu korkuluklar, daha sağlıklı ve kontrollü bir şekilde onarılabilmeleri için yerlerinden sökülerek atölye ortamına taşındı. Çalışmalar tamamlandığında korkuluklar özgün formu ve tarihi özellikleri korunarak yeniden yerlerine monte edilecek. Eksik veya zarar görmüş bölümler ise yapının özgün malzemesi ve mimari karakteriyle uyumlu şekilde tamamlanacak.

ANADOLU YAKASINDA İLK
Haydarpaşa’daki çalışmalar neticesinde Körler Kenti de ortaya çıktı. Ortaya çıkan arkeolojik buluntularla birlikte bu bölgenin bir arkeopark olarak düzenlenmesi planlandı. Böylece endüstriyel ve kültürel mirasın yüzyıllar öncesine giden izlerini ziyaretçilerle doğrudan buluşturabilme imkanı da doğmuş oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı geçtiğimiz yıllarda bu keşifler vesilesiyle söz konusu alan içerisinde bir de arkeoloji müzesi projesinin hayata geçirileceğini duyurmuştu. Bu çalışma “Anadolu Yakası’nda uzun süredir eksikliği duyulan bir ihtiyacı da çok özel bir eserle karşılamış olacağız. Anadolu Yakası da bir arkeoloji müzesine sahip olacak” açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu. Tüm uygulamalar, Koruma Kurulu tarafından onaylanan projeler doğrultusunda ve uzman ekiplerin gözetiminde yürütülüyor. Amaç, Haydarpaşa Garı’nın tarihi dokusunu koruyarak gelecek nesillere eksiksiz şekilde aktarılması.
TAŞIMACILIK HİZMETİ SÜRECEK
Bu özel yapının ve gar alanının yeni kimlikle kültür ve sanatın kalbi olarak hayata dahil edilmesi planlanıyor. Ancak tüm bunlar olurken garın kısmi olarak taşımacılık hizmetine de devam etmesi planlanıyor. Bölgenin sergilerden açık hava etkinliklerine kadar farklı yaş ve ilgi gruplarına hitap eden bir etkinlik merkezi olması hedefleniyor.

GARIN RESTORASYON TARİHİ
Sağlam bir mimariyle inşa edilen Haydarpaşa Tren Garı, tarihinde en ilginç restorasyon hikayesini 1917 yılında düzenlenen bir sabotaj neticesinde yaşamıştı. Tarih gar, bir İngiliz casusunun binada depolanan cephaneleri patlatması sonucu büyük oranda yıkılmış ve birkaç sene sonra ancak yeniden yapılabilmişti. Yine 1979 yılında garın biraz açığında, ‘Independanta’ adlı Romen yakıt tankeri patlamış, binanın camları ve tarihi renkli vitrayları parçalanmıştı. Asırlık garın tarihindeki en büyük zararlardan biri de 2010 yılında çatı kısmında çıkan yangın olmuştu.