Küresel ısınmanın tarımsal üretim üzerindeki baskısı artarken, yükselen sıcaklıkların zararlı böceklerin faaliyet süresini ve üreme hızını artırdığı belirtiliyor. Bilimsel çalışmalar, iklim değişikliğiyle birlikte zararlıların mahsulde yol açtığı kayıpların daha da derinleşeceğini ortaya koyuyor.
Avrupa Birliği’nin uydu izleme sistemi Copernicus verilerine göre, 2025 yılı kayıtlara geçen en sıcak üçüncü yıl oldu. 2024 en sıcak yıl olarak ölçülürken, 2023 ikinci sırada yer aldı. Artan sıcaklıklar, tarım başta olmak üzere birçok sektörde üretim koşullarını olumsuz etkiliyor.
Bilim dergisi Nature’da yayımlanan “Tarım zararlılarının, iklim değişikliği ve arazi yönetimi değişikliklerine tepkileri” başlıklı çalışmaya göre, sonbaharda havaların geç soğuması ve ilkbaharda erken ısınması, birçok zararlı böceğin dinlenme dönemine geç başlamasına ve bu dönemden erken çıkmasına neden oluyor. Bu durum, zararlıların hem mahsule verdikleri zararın süresini uzatıyor hem de popülasyonlarını artırıyor.
KÜRESEL ÜRÜN KAYBININ YÜZDE 40’I ZARARLILARDAN
Rapora göre, zararlılar ve bitki hastalıkları nedeniyle meydana gelen ürün kayıpları, küresel yıllık tarımsal üretimin yaklaşık yüzde 40’ına karşılık geliyor. Küresel ısınma derinleştikçe bu tablonun daha da ağırlaşması bekleniyor. Ortalama sıcaklık artışının 2 dereceyi bulması halinde, tarım zararlılarının buğdayda yüzde 46, pirinçte yüzde 19 ve mısırda yüzde 31 verim kaybına yol açacağı öngörülüyor.
Çalışmada buğday, pirinç, mısır ve soya fasulyesine zarar veren türler ile bu türlerin üretim üzerindeki etkileri ayrıntılı biçimde incelendi.
BUĞDAYDA 100’DEN FAZLA ZARARLI TÜR
Dünya genelinde ekim alanı ve üretim miktarı bakımından ilk sırada yer alan buğdayda, 100’den fazla böcek türünün ürünlere zarar verebildiği belirtiliyor. Avrupa, Çin, Hindistan, Pakistan, ABD ve Avustralya’daki üretim, küresel buğday üretiminin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturuyor. Küresel ısınmanın etkisiyle, sıcaklıkta her 1 derecelik artışın buğday veriminde yaklaşık yüzde 6 düşüşe yol açtığı kaydediliyor.
PİRİNÇTE SICAK GECE ETKİSİ
Tarımsal üretimde ikinci sırada bulunan pirinç, ağırlıklı olarak Asya’nın tropikal bölgelerinde yetiştiriliyor. Çin, Hindistan, Bangladeş ve Güneydoğu Asya, küresel pirinç üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını karşılıyor. Araştırmalara göre, gece sıcaklığında her 1 derecelik artış pirinç verimini yaklaşık yüzde 10 azaltıyor. Pirinç üretiminde 800’den fazla böcek türüyle etkileşim yaşanırken, bunlardan 15 ila 20’si ciddi ürün kaybına yol açıyor.
MISIR VE SOYADA KAYIPLAR BÜYÜYOR
Mısır ve soya üretiminde de zararlı baskısının arttığı görülüyor. Mısırla beslenen 280’den fazla böcek türü bulunurken, bazı bölgelerde verim kaybı oldukça yüksek seviyelere çıkıyor. Örneğin, Kanada’da mısırda yüzde 1,7 verim kaybı görülürken, Etiyopya’da bu oran yüzde 48,5’e kadar yükseliyor. Dünya genelinde soya verim kaybının yüzde 21,4’ünün zararlılar ve patojenlerden kaynaklandığı belirtiliyor.
KÜRESEL TİCARET İSTİLACI TÜRLERİ ARTIRIYOR
Uluslararası ticaret ve seyahatlerin artması, zararlı türlerin farklı bölgelere taşınarak istilacı hale gelme riskini de yükseltiyor. Rapora göre, yalnızca 2019 yılında istilacı türlerin tarımsal faaliyetlere verdiği zarar 423 milyar dolar olarak hesaplandı. Bu etkinin 1970’ten bu yana her on yılda bir dört kat arttığı vurgulandı.
UZMAN UYARISI: GIDA GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA
Araştırmanın yazarlarından Exeter Üniversitesi Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Dan Bebber, her ülkenin tarım zararlılarından farklı düzeylerde etkilendiğini belirtti. Bebber, özellikle Sahra Altı Afrika gibi gelişmekte olan bölgelerde, çiftçilerin dayanıklı tohumlara ve pestisitlere erişiminin sınırlı olması nedeniyle risklerin daha yüksek olduğunu söyledi.
Pestisitlerin maliyetli olduğunu ve birçok ülkede kısıtlamalara tabi tutulduğunu hatırlatan Bebber, gen düzenleme gibi yeni ıslah yöntemleri ve biyolojik mücadele tekniklerinin önem kazandığını vurguladı. Bebber, iklim değişikliğiyle birlikte zararlılar ve hastalıkların gıda fiyatlarını da etkilediğine işaret ederek, kakao ve zeytinyağı fiyatlarındaki son artışların buna örnek oluşturduğunu belirtti.
Bebber, sürdürülebilir tarım teknolojilerinin hayata geçirilmemesi halinde, iklim değişikliği, zararlılar, hastalıklar ve tozlayıcı böcek kaybının birleşik etkilerinin yakın gelecekte küresel gıda güvenliğini ciddi biçimde tehdit edebileceği uyarısında bulundu.