Havacılık endüstrisi, donanımın yazılıma boyun eğdiği yeni bir mimariyle tanışıyor. Anduril Industries tarafından gerçekleştirilen son test uçuşunda, YFQ-44A tipi insansız muharebe uçağı, iniş yapmaya gerek duymadan havada iki farklı otonomi sistemi arasında geçiş yapmayı başardı. Bu gelişme, yüksek teknolojili platformların artık yıllarca süren modernizasyon projelerine ihtiyaç duymadan, saniyeler içinde yeni yetenekler kazanabileceği anlamına geliyor.
HAVADA KESİNTİSİZ YAZILIM DEĞİŞİMİ
Test sürecinde uçak, önce Shield AI firmasına ait Hivemind otonomi yazılımıyla kalkış yaparak belirlenen görevleri yerine getirdi. Ardından, motor kapatmadan veya yere inmeden Anduril’in kendi geliştirdiği Lattice for Mission Autonomy sistemine geçiş yapıldı. Bu ‘sıcak geçiş’, uçağın temel uçuş sistemlerine dokunmadan ‘görev yazılımının’ değiştirilebileceğini endüstriyel ölçekte kanıtlamış oldu.
UÇUŞ VE GÖREV OTONOMİSİ AYRILIYOR
ABD Hava Kuvvetleri'nin bu başarısının arkasında, Özerklik-Yönetim Referans Mimarisi (GRA) adı verilen yeni bir standart yatıyor. Bu mimari, uçağın güvenli uçuşunu sağlayan sistemler ile muharebe kararlarını veren ‘görev yazılımını’ birbirinden ayırıyor:
Bu ayrım, savunma sanayii üreticilerinin uçak gövdesini yeniden tasarlamasına gerek kalmadan, farklı yazılım paketlerini çeşitli uçaklara entegre etmesine olanak tanıyor.
2026 ÜRETİM KARARI İÇİN KRİTİK EŞİK
Havacılık sektörü şimdi gözünü 2026 yılındaki üretim kararına dikti. ABD Hava Kuvvetleri, CCA programının 1. Aşaması için hem uçak gövdesi hem de otonomi yazılımı konusunda nihai seçimini yapacak.
"Bu yapı, operatörün her gün değişen saha koşullarına anında yanıt verebilmesini sağlıyor. İlk gün aldığınız yazılım sadece başlangıç; sistem kullandıkça ve güncellendikçe daha akıllı hale gelecek."
General Atomics ve Collins Aerospace gibi devlerin de dahil olduğu bu teknoloji yarışı, sadece savaş alanını değil; sivil havacılıkta otonom kargo taşımacılığı ve lojistik ağlarını da kökten değiştirecek bir ‘ekosistem standartlaşması’ olarak değerlendiriliyor.