Küresel havacılık endüstrisi, ‘2050 Net Sıfır’ hedefleri doğrultusunda fosil yakıtlara alternatif arayışını sürdürürken, Güney Kore'den sektörde dengeleri değiştirebilecek bir haber geldi. Kore Kimya Teknolojisi Araştırma Enstitüsü (KRICT) ve EN2CORE Technology iş birliğiyle geliştirilen proje kapsamında, çöp sahalarındaki metan gazı, uçaklarda kullanılabilecek sıvı yakıta dönüştürüldü.
Daegu şehrindeki bir çöp sahasında kurulan pilot tesiste, günde 100 kilogram (220 pound) Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) üretimi gerçekleştirildi. Bu gelişme, atık yönetimi ve enerji üretimi açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
DEVASA RAFİNERİLERE GEREK KALMAYACAK
Mevcut teknolojilerde gazı sıvı yakıta dönüştürmek için milyar dolarlık devasa rafinerilere ihtiyaç duyulurken, Güney Koreli ekibin geliştirdiği ‘mikrokanal reaktör’ teknolojisi bu zorunluluğu ortadan kaldırıyor.
KRICT araştırmacıları, reaktör hacmini standart donanımların onda birine düşürerek, sistemin kompakt ve yerel ortamlarda (doğrudan çöp sahalarında) kurulabilmesinin önünü açtı. Geliştirilen sistem, yüzde 75'in üzerinde sıvı yakıt seçiciliğine ulaşarak yüksek verimliliğini kanıtladı.
PİŞİRME YAĞI YERİNE 'ÇÖP' KULLANILACAK
Günümüzde Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) üretiminin büyük kısmı, atık pişirme yağları gibi kıt ve pahalı hammaddelere dayanıyor. Bu durum, SAF maliyetlerinin yüksek kalmasına ve bilet fiyatlarına ek vergi olarak yansımasına neden oluyor.
Yeni yöntem ise bol miktarda bulunan ve maliyeti neredeyse sıfır olan gıda atıkları ve gübre kaynaklı çöp gazını kullanıyor. Süreç şu aşamalardan oluşuyor:

HAVAYOLU ŞİRKETLERİ İÇİN MALİYET AVANTAJI
Avrupa ve Japonya başta olmak üzere birçok ülke, havayolu şirketlerine SAF kullanım zorunluluğu getirmiş durumda. Ancak yüksek üretim maliyetleri, yolcu biletlerine ek yük getiriyor.
Proje ekibi, geliştirdikleri yöntemin ticarileşmesiyle birlikte karbon nötr kalmanın maliyetini düşürmeyi hedefliyor. Pilot tesisin başarısının ardından, sistemin uzun vadeli dayanıklılığını artırmak ve katalizör formülünü ticarileşmeye uygun hale getirmek için çalışmalar hızlandırıldı.