Dolar, ABD'de beklentilerin üzerinde gelen enflasyon verisinin tahvil faizlerini yükseltmesi ve Orta Doğu'daki belirsizliğin risk iştahını bozmasıyla haftanın en yüksek seviyelerine yakın işlem gördü.
Asya işlemlerinde euro 1,1734 dolara, sterlin ise 1,3532 dolara geriledi. Her iki para birimi de dolar karşısında yaklaşık yüzde 0,05 değer kaybetti.
DOLAR ENDEKSİ BİR HAFTANIN ZİRVESİNDE
Doların altı büyük para birimi karşısındaki performansını ölçen dolar endeksi 98,335 seviyesinde yatay seyrederken, son bir haftanın en güçlü düzeyine yakın kaldı.
National Australia Bank Döviz Stratejisi Başkanı Ray Attrill, daha zayıf risk iştahının doları desteklediğini belirterek, ABD para biriminin savaş boyunca risk algısıyla çok yakından hareket ettiğini söyledi.
Goldman Sachs da enerji fiyat şokunun tahvil getirilerini yüksek tutmaya devam etmesi ve ekonomik büyümenin görece dirençli kalması nedeniyle doların kısa vadede daha da güçlenebileceğini öngördü.
DOLARA KARŞI HANGİ PARA BİRİMLERİ TERCİH EDİLİYOR?
Bankanın stratejisti Karen Reichgott Fishman, yükselen enflasyon ile dayanıklı büyümenin daha uzun süre yüksek faiz ortamını beraberinde getirdiğini, enerji şokunun süresine ilişkin ilave kaygıların da göreli getirileri destekleyerek G10 para birimleri karşısında genel dolar gücünü besleyeceğini belirtti.
Fishman, dolar lehine en çok tercih ettikleri korunma pozisyonlarının İsveç kronu, euro ve sterlin karşısında uzun dolar olduğunu söyledi.
Dolar, ABD ve İsrail'in şubat sonunda İran'a saldırmasının ardından enerji piyasalarında yaşanan sarsıntıyla güvenli liman akımlarından da destek buldu. ABD'nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olması ve yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu yukarıda tutarak Fed'i gelecek yıl faiz artırmaya itebileceği beklentisi de dolara destek veren unsurlar arasında yer aldı.
Goldman Sachs, makro politikalarda değişim olmadan döviz piyasasına yönelik aktif müdahalelerin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını da belirtti. Bankaya göre, geniş çaplı dolar hareketlerinin ana belirleyicilerinden biri olan yen tarafında böyle bir politika değişimi yakın görünmüyor.