Dünya enerji piyasaları fosil yakıtlardan sürdürülebilir kaynaklara geçiş sürecini yönetirken, nükleer füzyon teknolojisinden gelen son haberler sektörde büyük heyecan yarattı. Pacific Fusion şirketi, New Mexico’daki Z Darbeli Güç Tesisi’nde yürüttüğü dört aşamalı testi başarıyla tamamladı.
Araştırmacılar, sadece 120 nanosaniye gibi inanılmaz bir sürede 22 milyon amperlik bir darbe üreterek, süreci geleneksel yöntemlerden yaklaşık bir milyon kat daha hızlı gerçekleştirmeyi başardı. Bu gelişme, ABD Enerji Bakanlığı’nın Ekim 2025’te yayınladığı ‘Füzyon Bilim ve Teknoloji Yol Haritası’ hedefleriyle de tam uyum gösteriyor.
MALİYETLERİ DÜŞÜREN 'KALEM SİLGİSİ' TASARIMI
Füzyon enerjisinin ticarileşmesi önündeki en büyük engellerden biri olan yüksek donanım maliyetleri ve karmaşık sistem yapısı, bu yeni buluşla bertaraf ediliyor. Deneyler; alüminyum kaplı plastikten yapılan, sadece bir kalem silgisi büyüklüğündeki hedefler üzerinde yoğunlaştı.
Pacific Fusion ekibi, alüminyum tabakasının kalınlığını hassas bir şekilde ayarlayarak manyetik alanların doğrudan yakıtın içine sızmasını sağladı. Bu ‘ön mıknatıslama’ işlemi, ısıyı daha etkin bir şekilde hapsederek füzyon yakıtının ateşlenmesini kolaylaştırıyor.
PAHALI DONANIMLAR TARİHE KARIŞIYOR
Pacific Fusion Baş Teknoloji Sorumlusu Keith LeChien, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, basitleştirilmiş tasarımla devasa ve tek kullanımlık manyetik bobinlere duyulan ihtiyacın ortadan kalktığını vurguladı. LeChien, "Pahalı ve pratik olmayan harici donanımı devre dışı bırakarak, ekonomik olarak uygulanabilir füzyon enerjisine giden yolu açan yeni bir ucuz hedef sınıfı oluşturduk" ifadelerini kullandı.
Bu yöntem, devasa lazer sürücülerine dayanan geleneksel yaklaşımların aksine, manyetik alanlar kullanan ‘darbeli güç’ sistemine dayanıyor. Bu strateji, bilimsel deneylerin ötesinde, ticari bir füzyon şebekesi için daha sürdürülebilir bir mühendislik yolu sunuyor.
2030'LARIN ORTASINDA TİCARİ ŞEBEKE HEDEFİ
Sandia’daki bu başarı, şirketin New Mexico’da inşa edeceği ‘Gösteri Sistemi’nin tasarımını doğrudan etkileyecek. Geliştirilen teknoloji, her atışta buharlaşan bileşenlerin değiştirilmesiyle ilgili maliyet zorluklarını en aza indirerek seri enerji üretimine imkan tanıyor.
Sektör temsilcileri, bu kritik eşiğin aşılmasıyla birlikte 2030’lu yılların ortalarına kadar ABD ve dünya genelinde ticari füzyon enerjisinin şebekelere verilebileceğini öngörüyor. Pacific Fusion’ın geliştirdiği bu yeni nesil sistem, yenilenebilir enerji hasadı ile kesintisiz güç talebi arasındaki boşluğu kapatacak en güçlü aday olarak öne çıkıyor.