ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından enerji piyasalarında yaşanan hareketlilik Avrupa ekonomisini de etkiliyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş enflasyon endişelerini artırırken, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikası adımlarının Orta Doğu’daki çatışmanın seyrine göre şekillenebileceği değerlendiriliyor. Analistlere göre savaşın uzaması veya enerji arzının ciddi şekilde aksaması durumunda ECB daha “şahin” bir politika izleyebilir.
ENERJİ FİYATLARI ECB ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURUYOR
Orta Doğu’daki gerilimin enerji arzını olumsuz etkilemesi petrol ve doğal gaz fiyatlarında dalgalanmaya yol açtı. Bu durum Avrupa’da enflasyon görünümünü yeniden gündeme taşıdı.
Enerji piyasalarında yaşanan arz şoku Avrupa’daki dezenflasyon sürecini olumsuz etkilerken, Avrupa Merkez Bankası’nın para politikasında daha sıkı bir tutum sergileyebileceği öngörülüyor.
Saldırılar başlamadan önce açıklanan veriler ve makroekonomik göstergeler Avro Bölgesi’nde ekonomik aktivitenin güçlü seyrettiğini ortaya koymuş ve bankanın faiz indirimi ihtimalinin zayıfladığı yorumlarına yol açmıştı. Ancak o dönemde faiz artırımı beklentisi gündemde değildi.
Savaşın başlamasıyla birlikte petrol fiyatlarının yükselmesi ve çatışmanın ne kadar süreceğine dair belirsizlikler faiz artırımı olasılığını yeniden gündeme taşıdı.
FAİZ ARTIRIMI NİSAN VEYA HAZİRANDA GÜNDEME GELEBİLİR
Rabobank Kıdemli Makrostratejisti Bas van Geffen, Orta Doğu’daki savaşın Avro Bölgesi için yeni riskler oluşturduğunu belirtti.
Geffen, Avrupa Merkez Bankası’nın yeni bir yüksek enflasyon döneminin oluşmaması için son derece dikkatli davranacağını ifade etti.
Geffen şu değerlendirmede bulundu:
"Bir hafta içinde çok şey olabilir ancak şimdilik enerji şokunun politika sıkılaştırmasını gerektirecek kadar güçlü olmadığına inanıyoruz."
ECB’nin mart ayında faiz oranlarını sabit bırakmasının beklendiğini belirten Geffen, mevcut şokun kötüleşmemesi durumunda faiz artırımlarına gerek olmayabileceğini söyledi.
Geffen, enflasyon beklentilerinin önümüzdeki iki yıl için hala yüzde 2 civarında olduğunu kaydetti.
Çatışmanın tırmanması veya Hürmüz Boğazı’nın uzun süre kapalı kalması halinde enflasyon baskısının artabileceğini vurgulayan Geffen, şu ifadeleri kullandı:
"Nisan veya haziran aylarında bir faiz artırımı mümkün olabilir ancak bu yalnızca mart ayındaki toplantıdan sonraki haftalarda görünümün kötüleşmesi durumunda gerçekleşebilir."
FAİZ İNDİRİMİ TARTIŞMASI YERİNİ FAİZ ARTIRIMI BEKLENTİSİNE BIRAKTI
ING Group Başekonomisti Peter Vanden Houte ise birkaç hafta önce bazı politika yapıcıların doların zayıflığı nedeniyle faiz indirimi ihtimalini savunduğunu hatırlattı.
Houte, mevcut gelişmelerle birlikte bu beklentinin önemli ölçüde değiştiğini belirtti.
Houte, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın ECB’nin 2022-2023 döneminde olduğu gibi enflasyonun yeniden yükselmesine izin vermeyeceği yönündeki açıklamalarını hatırlattı.
Houte, faiz kararları açısından belirsizliğin yüksek olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ayrıca mevcut faiz oranları seviyesi 'nötr' olarak kabul edilirken, 2022 yılının başında faiz oranları hala negatifti."
Houte, ECB’nin mart toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmesinin beklenmediğini söyledi.
ENERJİ KRİZİ FAİZ POLİTİKASINI BELİRLEYEBİLİR
Houte, yılın geri kalanındaki para politikası görünümünün büyük ölçüde savaşın süresine ve enerji piyasalarındaki arz aksamalarına bağlı olacağını ifade etti.
ECB yetkililerinin yeni ekonomik tahminler açıklayacağını belirten Houte, bankanın farklı senaryolar üzerinden değerlendirme yapabileceğini söyledi.
Houte sözlerini şöyle tamamladı:
"ECB, manşet enflasyonun geçici olarak yüzde 3'ün üzerine çıkmasını muhtemelen kabul edebilir. Ancak temel enflasyon ve enflasyon beklentileri de belirleyici bir şekilde yükselirse, ECB'nin faiz oranlarını artırması muhtemeldir."