DEİK’ten AB liderlerine açık mektup: Tam üyelik stratejik zorunluluk

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Avrupa Birliği ülkelerinin liderlerine yönelik açık mektuplarla Türkiye-AB ilişkilerinde paradigma değişimi çağrısı yaptı. DEİK Başkanı Nail Olpak, tam üyelik perspektifinin Avrupa’nın jeopolitik geleceği için stratejik zorunluluk olduğunu söyledi.

Giriş: 10.05.2026 - 17:31
Güncelleme: 10.05.2026 - 17:48
DEİK’ten AB liderlerine açık mektup: Tam üyelik stratejik zorunluluk

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinin yeniden canlandırılması amacıyla Avrupa’nın önde gelen ülkelerinde açık mektup kampanyası başlattı. Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Polonya ve Belçika’yı kapsayan girişimde, Türkiye-AB ilişkilerinin yalnızca ekonomik işbirliği değil, stratejik bir zorunluluk olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Mektuplarda güncellenmiş Gümrük Birliği, stratejik özerklik, küresel güvenlik ve tam üyelik perspektifi öne çıkarıldı.


DEİK’TEN AB LİDERLERİNE AÇIK MEKTUP

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu, Avrupa Birliği ülkelerinin liderlerine yönelik açık mektuplar yayımlamak üzere kampanya başlattı.


DEİK’in açıklamasına göre, Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya, Polonya ve Belçika’yı kapsayan yedi ülkenin en prestijli gazetelerinde ülke liderlerine Türkiye-AB ilişkilerinde “paradigma değişimi” çağrısı yapılıyor.


Kampanya ile Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki birlikteliğin mevcut küresel konjonktürde her iki taraf için de hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.


YEDİ ÜLKEDE AÇIK MEKTUP KAMPANYASI

DEİK, yedi ülkenin liderlerine yönelik açık mektupları ülkelerin prestijli gazetelerinde ilan olarak yayımlamak üzere harekete geçti.


Almanya’da Bild, Polonya’da Rzeczpospolita ve Belçika’da De Tijd gazetelerinde ülke liderlerine hitaben hazırlanan mektup ilanları 8 Mayıs’ta yayımlandı.


Açık mektup serisinin diğer ülkelerde de gelecek günlerde yayımlanması hedefleniyor.


E6 ÜLKELERİ VE BELÇİKA HEDEFTE

Açık mektup kampanyası, Avrupa Birliği’nin en büyük altı ekonomisi olarak ifade edilen ve “E6” ülkeleri olarak bilinen Almanya, Fransa, Hollanda, İspanya, İtalya ve Polonya’yı kapsıyor.


Kampanyada ayrıca Avrupa Birliği’nin kurucu üyelerinden Belçika da yer alıyor.


DEİK, bu ülkelerin etki sahası yüksek ve stratejik öneme sahip olduğunu belirtiyor.


TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ İÇİN PARADİGMA DEĞİŞİMİ ÇAĞRISI

DEİK’in açık mektuplarında Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin geleceğinin yalnızca ekonomik işbirliği olarak görülmemesi gerektiği vurgulanıyor.


Mektuplarda, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik bir zorunluluk olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.


İlk olarak Ocak 2026’da Financial Times gazetesinde yayımlanan açık mektubun ardından olumlu geri dönüşler alındığı bildirildi.


TAM ÜYELİK SÜRECİNİN YENİDEN CANLANDIRILMASI HEDEFLENİYOR

DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ve DEİK Avrupa İş Konseyleri Başkanlarının imzasını taşıyan mektuplarla Türkiye’nin AB ile entegrasyon sürecinin yeniden canlandırılması hedefleniyor.


Mektuplarda Türkiye’nin Avrupa’nın stratejik geleceğinde daha güçlü şekilde konumlandırılması gerektiği belirtiliyor.


Türk iş dünyasının tam üyelik sürecine verdiği destek de açık şekilde vurgulanıyor.


“TAM ÜYELİK PERSPEKTİFİ STRATEJİK ZORUNLULUKTUR”

DEİK Başkanı Nail Olpak, açık mektuplarda yalnızca ticari bağlara değil, Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin Avrupa açısından taşıdığı stratejik değere de dikkat çektiklerini söyledi.


Olpak, Türkiye’nin tam üyeliğinin Avrupa’nın stratejik özerkliğine ve küresel güvenliğine katacağı değeri hatırlattıklarını belirtti. Olpak, “Tam üyelik perspektifinin canlı tutulması, Avrupa’nın jeopolitik geleceği için vazgeçilmez bir stratejik zorunluluktur.” dedi.


GÜMRÜK BİRLİĞİ’NİN GÜNCELLENMESİ VURGUSU

DEİK Başkanı Olpak, Türkiye-AB ilişkilerinin stratejik ortaklık, ekonomik entegrasyon ve Gümrük Birliği’nin güncellenmesi çerçevesinde güçlenmesi gerektiğini söyledi.


Olpak, bu durumun her iki tarafın çıkarına olduğunu ifade etti.


Güncellenmiş AB-Türkiye Gümrük Birliği’nin Avrupa’nın rekabet gücünü artıracağı vurgulandı.


“HEDEFİMİZ KALICI STRATEJİK ORTAKLIK”

Nail Olpak, ticari diplomasinin temelinde güçlü işbirliği anlayışının yer aldığını söyledi.


Olpak, bu anlayışın Türkiye’nin AB’ye tam üyelik vizyonunu destekleyen en somut yapı olduğunu belirtti.


Hedeflerinin ekonomik bütünleşmeyi tam üyelik rotasında kalıcı bir stratejik ortaklığa dönüştürmek olduğunu kaydetti.


“YEDİ ÜLKE RASTGELE SEÇİLMEDİ”

Olpak, mektupların her ülkenin en prestijli yayınlarında doğrudan ülke liderlerine hitaben ilan olarak yayımlandığını ifade etti.


Seçilen yedi ülkenin rastgele belirlenmediğini vurgulayan Olpak, E6 ülkeleri ile AB’nin kurucu üyelerinden Belçika’nın stratejik ve kritik öneme sahip olduğunu söyledi.


Olpak, şimdiden ülkelerden çok olumlu yorumlar almaya başladıklarını belirtti.


BELÇİKA İŞ FORUMU’NDA ANA GÜNDEM OLACAK

DEİK Başkanı Nail Olpak, 11 Mayıs Pazartesi günü Belçika Kraliçesi Mathilde’nin katılımıyla Türkiye-Belçika İş Forumu düzenleneceğini açıkladı.


Olpak, forumun en önemli gündem maddesinin Türkiye-AB ilişkilerindeki yeni yaklaşım ve tam üyelik perspektifi olacağını ifade etti.


Bu etkinliğin, açık mektup kampanyasıyla birlikte Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinde yeni bir ivme oluşturması hedefleniyor.


“BEKLENECEK VE OYALANACAK VAKİT KALMAMIŞTIR”

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da Türkiye ile AB arasındaki birlikteliğin mevcut küresel konjonktürde her iki taraf için hayati önem taşıdığını söyledi.


Yalçındağ, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecinin bir an önce başlatılması gerektiğine işaret etti.


Yalçındağ, “Beklenecek ve oyalanacak vakit kalmamıştır. Bize göre, bu konunun çözümsüzlüğü gibi bir seçenek de yoktur.” değerlendirmesinde bulundu.


AVRUPA TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASINDA

Mehmet Ali Yalçındağ, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini yalnızca ekonomik işbirliği olarak değil, stratejik bir zorunluluk olarak gördüklerini belirtti.


Avrupa’nın bugün tarihi bir dönüm noktasında bulunduğunu ifade eden Yalçındağ, küresel düzenin jeopolitik parçalanma, teknolojik dönüşüm, yapay zeka, enerji dönüşümü, tedarik zinciri rekabeti ve kırılgan güvenlik ortamı çerçevesinde yeniden şekillendiğini söyledi.


Yalçındağ, bu yeni dönemde Avrupa’nın stratejik ağırlığı ve küresel rekabet gücünün daha geniş vizyon, hızlı hareket kabiliyeti ve güçlü ortaklıklara bağlı olacağını vurguladı.


“TÜRKİYE BU DENKLEMİN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR”

Yalçındağ, Türkiye’nin Avrupa’nın geleceğinde ayrılmaz bir rol taşıdığını belirtti.


Türkiye’nin sadece kendi geleceği için değil, Avrupa’nın geleceği açısından da önemli olduğunu ifade eden Yalçındağ, çalışmalarını yoğunlaştırarak sürdüreceklerini söyledi.


Bu değerlendirme, Türk iş dünyasının Türkiye-AB ilişkilerinde daha güçlü ve stratejik bir vizyon beklediğini ortaya koydu.


KATILIM SÜRECİNDEKİ DURGUNLUĞU KIRMA ÇAĞRISI

Açık mektupta Türk iş dünyasının uzun zamandır Avrupalı ortaklar, kurumlar ve pazarlarla yakın iletişim içinde bulunduğu vurgulandı.


Avrupa’nın birliğini, dayanıklılığını ve küresel rolünü güçlendirmek için sarf edilen çabaların yakından ve takdirle izlendiği belirtildi.


Mektupta, Türkiye’nin katılım sürecindeki mevcut durgunluk döngüsünü kırmanın aciliyet kazandığı ifade edildi.


TÜRK ŞİRKETLERİ AVRUPA DEĞER ZİNCİRLERİNİN PARÇASI

Mektupta, Türk şirketleri ve girişimcilerin Avrupa’nın değer zincirlerinin, sanayi ekosistemlerinin ve inovasyon ağlarının ayrılmaz bir parçası olduğu kaydedildi.


Avrupa’nın gelecekteki refahının işbirliği, açıklık ve tüm insani, ekonomik ve teknolojik kaynakların etkin şekilde seferber edilmesine bağlı olduğu belirtildi.


Bu çerçevede Türkiye’nin Avrupa ile daha derin entegrasyonunun hem ekonomik hem de stratejik fayda sağlayacağı vurgulandı.


AB’NİN KÜRESEL MEYDAN OKUMALARI

Açık mektupta Avrupa Birliği’nin derin ve eş zamanlı meydan okumalarla karşı karşıya olduğu belirtildi.


Yapay zekanın ekonomileri ve toplumları hızlı biçimde dönüştürdüğü, yeşil dönüşümün ise stratejik vizyon, sürdürülebilir yatırımlar ve toplumsal uyum gerektirdiği ifade edildi.


Avrasya’daki jeopolitik gelişmelerin Avrupa’nın güvenlik ortamını etkilemeye devam ettiği, Asya Pasifik’in küresel ağırlığındaki artışın da uzun vadeli stratejik, teknolojik ve ekonomik sonuçlar doğurduğu kaydedildi.


TÜRKİYE’YE AÇIK VE NET ÜYELİK PERSPEKTİFİ ÇAĞRISI

Mektupta Türkiye ile AB ilişkilerinde paradigma değişimi önerildi.


Türkiye’ye AB üyeliğine dair açık ve net bir perspektif sunulmasının önemli olduğu vurgulandı.


Türkiye ile AB’nin geleceğinin bütünlüğünün yeniden teyit edilmesinin stratejik berraklığı ve karşılıklı güveni yeniden tesis edeceği belirtildi.


TÜRKİYE AB’NİN EKONOMİK GÜVENLİK VE SAVUNMA MİMARİSİNE ENTEGRE EDİLEBİLİR

Açık mektupta, güçlü, entegre olmuş ve küresel ölçekte etkili bir AB’nin daha geniş dünyada istikrar için zorunluluk olduğu ifade edildi.


Türkiye’nin Avrupa ekonomisinin, rekabetçiliğinin ve stratejik otonomisinin ayrılmaz bir parçası olduğu belirtildi.


Mektupta, Türkiye’nin AB’nin yeni ekonomik güvenlik ve savunma mimarisine tam anlamıyla entegre edilebileceği kaydedildi.


TÜRK ŞİRKETLERİ AB’YE KATKIYA HAZIR

Mektupta, Türk şirketlerinin ve Türkiye’de faaliyet gösteren AB şirketlerinin yatırımlar, inovasyon ve uzun vadeli ortaklıklar yoluyla daha güçlü, daha rekabetçi ve daha özgüvenli bir AB’ye katkıda bulunmaya hazır olduğu vurgulandı.


DEİK, ortak geleceğin güvence altına alınması için cesur adımlar atılması gerektiğini belirtti.


Mektupta, yapıcı ve vizyoner AB politikalarının Türkiye’de güçlü bir karşılık bulmasını sağlamanın Türk iş dünyasının sorumluluğu olduğu ifade edildi.