Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapsamında “Vizyon Konuşması” programında savunma sanayi temsilcileri ve gençlere seslendi. Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji alanında yalnızca bugünü değil geleceği hedeflemesi gerektiğini belirterek, yapay zekâdan kuantum çağının getireceği tehditlere kadar birçok başlıkta milli ve bağımsız teknoloji ekosistemlerinin önemini vurguladı.
SELÇUK BAYRAKTAR SAHA EXPO 2026’DA KONUŞTU
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapsamında “Vizyon Konuşması” programında konuştu.
Bayraktar, SAHA 2026 kapsamında yaptığı konuşmada Milli Teknoloji Hamlesi’nin geldiği noktayı, yapay zekâ vizyonunu ve TEKNOFEST kuşağının Türkiye’nin geleceğindeki rolünü anlattı.
Savunma sanayi temsilcileri ve gençlere seslenen Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji alanında yalnızca bugünü değil, geleceği de hedeflemesi gerektiğini söyledi.
MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ VURGUSU
Bayraktar, konuşmasında Milli Teknoloji Hamlesi’nin Türkiye için taşıdığı öneme dikkat çekti. İHA ve SİHA geliştirme sürecinde olduğu gibi yeni dönemde de paradigma değişimi oluşturacak adımlar atılması gerektiğini belirtti.
Yapay zekâ alanındaki gelişmelerin bu dönüşümün önemli bir göstergesi olduğunu ifade eden Bayraktar, Türkiye’nin teknoloji yarışında geleceğe dönük stratejik adımlar atmasının kritik olduğunu vurguladı.
Bayraktar’a göre, savunma sanayisinde elde edilen kazanımların yeni teknolojilerle daha ileriye taşınması gerekiyor.
ÇOK DAHA DÜŞÜK İŞLEM GÜCÜYLE BÜYÜK BAŞARILAR
Bayraktar, büyük dil modellerindeki ilerlemelerin yalnızca işlem gücüyle açıklanamayacağını belirtti. İnsan düşüncesine benzeyen semantik gelişmelerin çok daha düşük işlem gücüyle büyük başarılar sağlayabildiğini söyledi.
İnsan beyninin sınırlı enerjiyle evrenin sırlarını çözebildiğini belirten Bayraktar, “Harezmi de, İbni Sina da, Newton da, Einstein da hepimizin sahip olduğu o aynı mucizevi insan beynine sahipti” dedi.
Bu değerlendirmeyle Bayraktar, yapay zekâ alanındaki ilerlemenin sadece büyük veri merkezleri ve yüksek işlem kapasitesiyle değil, anlam kurma, yorumlama ve öğrenme kabiliyetiyle de ele alınması gerektiğine işaret etti.
AÇIK KAYNAKLI VE DENETLENEBİLİR EKOSİSTEM VURGUSU
Bayraktar, yapay zekâ alanında yalnızca büyük teknoloji şirketlerinin yön verdiği sistemlere bağlı kalınmaması gerektiğini dile getirdi.
Açık kaynaklı ve denetlenebilir milli teknoloji ekosistemlerinin kurulmasının önemine dikkat çeken Bayraktar, verilerin küresel şirketlerin kontrolüne bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Bayraktar, dijital egemenliğin korunmasının kritik olduğunu söyledi. Bu kapsamda, teknolojik bağımsızlığın sadece donanım ve yazılım üretimiyle sınırlı olmadığı; verinin korunması, denetlenebilir sistemler kurulması ve milli altyapıların geliştirilmesiyle birlikte düşünülmesi gerektiği mesajını verdi.
KUANTUM ÇAĞINA KARŞI HAZIRLIK MESAJI
Bayraktar, konuşmasında kuantum çağının getireceği tehditlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini de kaydetti.
Kuantum dirençli şifreleme sistemleri ve milli iletişim altyapılarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, yeni dönemde güvenli haberleşme ve veri güvenliğinin daha da önemli hale geleceğine dikkat çekti.
Ayrıca “Federe Öğrenme” mimarileriyle verilerin kurumların kendi bünyesinde tutulabileceğini ve yapay zekâ sistemlerinin mahremiyet bozulmadan geliştirilebileceğini ifade etti.
TEKNOFEST KUŞAĞI TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİ DÖNÜŞÜMÜNÜN MERKEZİNDE
Bayraktar, konuşmasının önemli bir bölümünü gençlere ayırdı. TEKNOFEST kuşağının artık Türkiye’nin teknoloji dönüşümünün merkezinde yer aldığını söyledi.
“Bundan 8 yıl önce TEKNOFEST’lerle Anadolu’nun her köşesine ekmeye başladığımız tohumlar, bugün boyu arşa uzanan dev çınarlara dönüşüyor” diyen Bayraktar, gençlerin yalnızca teknoloji üreten bireyler olmadığını vurguladı.
Bayraktar’ın bu sözleri, TEKNOFEST kuşağının Türkiye’nin geleceğinde üstleneceği role ilişkin güçlü bir mesaj olarak öne çıktı.
“ZİHİNSEL PRANGALARI PARÇALAMIŞ ASİL BİR HÜRRİYET KUŞAĞI”
Bayraktar, gençlere ilişkin değerlendirmesinde TEKNOFEST kuşağının özgüvenine ve üretim iradesine dikkat çekti.
Bayraktar, “Bugün karşımızda duran TEKNOFEST kuşağı; kendi göbeğini kendi kesen, ‘biz en iyisini yapabiliriz’ diyen, zihinsel prangaları parçalamış asil bir hürriyet kuşağıdır” ifadelerini kullandı.
Bu sözlerle Bayraktar, gençlerin yalnızca teknoloji yarışmalarında başarı gösteren bir nesil olmadığını; aynı zamanda özgün üretim, bağımsız düşünme ve milli teknoloji vizyonunun taşıyıcısı olduğunu vurguladı.
YENİ NESİL YAPAY ZEKÂ VE OTONOM SÜRÜLERDE GENÇLERİN İMZASI
Fuarda sergilenen yeni nesil yapay zekâ sistemleri, otonom sürüler ve savunma teknolojilerinin son yıllarda yetişen gençlerin imzasını taşıdığını belirten Bayraktar, bu çalışmaların yalnızca mühendislik başarısı olmadığını söyledi.
Bayraktar, “Burada sergilenen her bir eser, sadece birer mühendislik başarısı değil; gökyüzünde, yeryüzünde ve dijital dünyada hür ve özgün var oluşumuzun perçinlenmiş mühürleridir” dedi.
Bu değerlendirme, SAHA EXPO 2026’da sergilenen teknolojilerin Türkiye’nin savunma sanayisindeki kabiliyetinin yanında, genç kuşağın üretim gücünü de ortaya koyduğunu gösterdi.
MİLLİ TEKNOLOJİ HAMLESİ ZİHİNSEL VE KÜLTÜREL BAĞIMSIZLIK MÜCADELESİ
Bayraktar, konuşmasının sonunda Milli Teknoloji Hamlesi’nin yalnızca teknolojik bir hedef olmadığını vurguladı. Bu hamlenin aynı zamanda zihinsel ve kültürel bir bağımsızlık mücadelesi olduğunu belirtti.
Organizasyonda emeği geçen tüm mühendis, teknisyen ve savunma sanayi çalışanlarına teşekkür eden Bayraktar, Türkiye’nin geleceğe yönelik teknoloji vizyonunda gençlerin, milli ekosistemlerin ve bağımsız üretim iradesinin merkezi bir rol üstlendiğini ifade etti.