Yemen’de İran destekli Husilerin, ABD-İsrail ile İran arasında süren çatışmalara İsrail’e füze atarak dahil olması, gözleri Kızıldeniz’in kilit geçiş noktalarından Babül Mendeb Boğazı’na çevirdi. Husiler daha önce bu bölgede gemilere yönelik saldırılar düzenlerken, mevcut gerilim yeni bir küresel tedarik krizi ihtimalini gündeme taşıdı.
BABÜL MENDEB BOĞAZI NEDEN KRİTİK?
Babül Mendeb Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayarak Asya, Afrika ve Avrupa arasındaki deniz ticaretinin önemli bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor.
En dar noktası yaklaşık 26 kilometre olan boğaz, Süveyş Kanalı bağlantısıyla küresel ticaretin kritik halkalarından biri konumunda bulunuyor.
KÜRESEL ENERJİ AKIŞININ YÜZDE 10’U BU HATTAN
ABD Enerji Bilgi İdaresi verilerine göre, dünya genelinde deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık yüzde 10’u Babül Mendeb üzerinden geçiyor. Günlük yaklaşık 4 milyon varil petrol ve petrol ürünü bu hat üzerinden taşınıyor.
Bu da günlük 300 ila 350 milyon dolar büyüklüğünde bir enerji akışı anlamına geliyor.
KÜRESEL TİCARETİN YÜZDE 12’Sİ SÜVEYŞ HATTINDA
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu verilerine göre, küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12’si Süveyş hattını kullanıyor. Babül Mendeb Boğazı ise bu hattın giriş ve çıkış noktalarından biri olarak kritik rol üstleniyor.
HÜRMÜZ KRİZİ SONRASI YENİ RİSK
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim sonrası Babül Mendeb’in de risk altına girmesi, küresel enerji ve tedarik zincirleri açısından yeni bir kırılma ihtimalini güçlendiriyor.
Bu hattın devre dışı kalması durumunda, Süveyş bağlantısının kesilmesi hem enerji hem de ticari ürün tedarikinde ciddi aksamalara yol açabilir.
SEFER SÜRELERİ VE MALİYETLER ARTABİLİR
Boğazın risk altına girmesi halinde gemilerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu rotasına yönelmek zorunda kalabileceği belirtiliyor. Bu durum sefer sürelerini ortalama 10 ila 15 gün uzatırken, gemi başına yüz binlerce dolardan 1 milyon dolara kadar ek maliyet oluşturabiliyor. Artan yakıt, sigorta ve navlun giderleri toplam maliyeti daha da yükseltiyor.
HUSİLERİN BÖLGEDEKİ ETKİSİ
Yemen’in Kızıldeniz kıyısının büyük bölümünü kontrol eden Husiler, Hudeyde gibi stratejik limanları elinde bulunduruyor. Daha önce füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla ticari gemileri hedef alan grubun, savaşa dahil olmasıyla bölgedeki ticari güvenlik riskleri yeniden arttı.
YÜKSEK TEHDİT UYARISI
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü, Babül Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi’nde ABD bağlantılı ticari gemiler için yüksek tehdit bulunduğunu bildirmişti. Bu gelişmeler, Kızıldeniz hattının küresel ticaret açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha ortaya koydu.