Uzay altyapısında güneş enerjisine olan bağımlılık, Ay’ın kaynak açısından zengin ancak sürekli gölgede kalan bölgelerinde ve uzun süren gece döngülerinde operasyonel bir engel teşkil ediyor. Lockheed Martin, bu engeli aşmak için esnek, modüler ve ölçeklenebilir bir Fisyon Yüzey Gücü (FSP) mimarisi geliştiriyor. Beyaz Saray’ın son dönemdeki stratejik kararlarıyla birlikte bu çaba, artık sadece bir mühendislik projesi değil, ABD’nin uzaydaki liderliğini pekiştirecek ulusal bir öncelik olarak kabul ediliyor.
AY GECESİNE NÜKLEER ÇÖZÜM
Ay ortamı, iki hafta süren geceleri ve dondurucu soğuklarıyla geleneksel enerji kaynakları için oldukça ‘düşmanca’ bir yapıya sahip. Nükleer fisyon reaktörleri, güneş ışığından bağımsız, kesintisiz ve güvenilir bir enerji kaynağı sağlayarak yaşam alanlarını, otonom araçları ve yerinde kaynak çıkarımı (oksijen ve roket yakıtı üretimi) faaliyetlerini besleyecek.
5 KW’DAN 100 KW’A ÖLÇEKLENEBİLİR MİMARİ
Lockheed Martin’in stratejisi, riskleri minimize etmek adına küçük adımlarla başlayıp endüstriyel ölçeğe ulaşmayı hedefliyor:
BRAYTON TEKNOLOJİSİ VE VERİMLİLİK
Büyük ölçekli güç ihtiyaçlarını karşılamak için şirket, üstün verimlilik sunan gelişmiş Brayton motor teknolojisine odaklanıyor. Yüksek sıcaklıklı Brayton çevrimleri ve termal yönetim sistemleri, reaktörden elde edilen enerjinin en az kayıpla elektriğe dönüştürülmesini sağlıyor. Ancak 100 $kW$’lık bir reaktör inşa etmek, mevcut tasarımları büyütmekten çok daha karmaşık bir malzeme bilimi ve otonom kontrol yetkinliği gerektiriyor.
MARS GÖREVLERİ İÇİN STRATEJİK BASAMAK TAŞI
Ay yüzeyinde kurulacak bu nükleer güç mimarisi, uzun vadeli Mars görevleri için de bir test alanı görevi görecek. Yörünge platformlarından gezegen yüzeylerine kadar ölçeklenebilen ortak bir güç mimarisi, uzay lojistiğinde maliyetleri düşürecek ve tedarik zincirlerini güçlendirecek.
Lockheed Martin Uzay Altyapısı Direktörü Bill Pratt’ın belirttiği gibi, Ay gecesi boyunca kesintisiz güç sağlayacak bir sistemin kurulması, ‘Siz inşa edin, onlar gelsin’ modelini işleterek özel sektörün Ay üzerindeki ticari iştahını kabartacak bir dayanak noktası oluşturuyor. Geleceğin Ay üslerinde en önemli ekipman bir kamera ya da teleskop değil; dondurucu karanlığı sürdürülebilir bir sanayi sınırına dönüştürecek olan küçük, güçlü bir nükleer çekirdek olacak.