ANKARA İMSAK VAKTİ 2026 | Ankara'da ilk sahur saat kaçta? Diyanet imsakiye takvimi

2026 Ramazan ayı Ankara imsakiyesi belli oldu. On bir ayın sultanı 19 Şubat Perşembe günü başlıyor. İşte Ankara'da Başkentte eden vatandaşlar için ilk sahur saati ve 29 günlük tam imsak vakti listesi haberimizde.

Giriş: 18.02.2026 - 17:05
Güncelleme: 18.02.2026 - 17:05
ANKARA İMSAK VAKTİ 2026 | Ankara'da ilk sahur saat kaçta? Diyanet imsakiye takvimi

Müslümanlar için manevi arınma ve bereket mevsimi olan 2026 Ramazan ayı için geri sayım sona erdi. İslam'ın beş şartından biri olan oruç ibadetini yerine getirmeye hazırlanan Başkentliler, Ankara imsak ve sahur vakitlerini mercek altına aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanan 2026 Ramazan imsakiyesi ile birlikte, Ankara'da ilk sahura kalkılacak saat ve bir ay sürecek olan oruç takvimi netlik kazandı. 19 Şubat Perşembe günü başlayacak olan mübarek ayda, vatandaşlar sahur hazırlıklarını imsak vaktine göre planlayarak niyetlerini gerçekleştirecek. İşte, gün gün Ankara imsak saatleri, sahurun önemi ve oruca niyet etme rehberi...


ANKARA İLK SAHUR VAKTİ 2026
2026 yılı Ramazan ayının ilk orucu için Ankara'da yaşayan vatandaşlar 18 Şubat Çarşamba gecesi sahura kalkacak. Diyanet takvimine göre Ankara için Ramazan'ın ilk günü olan 19 Şubat Perşembe günü imsak vakti 06.06 olarak belirlendi.


ANKARA İMSAKİYE TAKVİMİ (İLK GÜNLER)
Ankara'da Ramazan ayının ilk haftasında imsak vakitleri şu şekilde ilerleyecek:

19 Şubat Perşembe: 06.06

20 Şubat Cuma: 06.05

21 Şubat Cumartesi: 06.04

22 Şubat Pazar: 06.02

23 Şubat Pazartesi: 06.01

24 Şubat Salı: 06.00


SAHUR YEMEĞİNİN MANEVİ VE MADDİ ÖNEMİ
Sahur, oruç ibadetinin sağlıklı bir şekilde yerine getirilebilmesi için büyük önem taşır. Hz. Peygamber (s.a.s.), sahur yemeğinde "bereket" olduğunu ifade ederek Müslümanlara sahura kalkmayı tavsiye etmiştir. Din alimleri, sahurun vücuda direnç vermesinin yanı sıra, seher vaktinin dua ve istiğfar ile değerlendirilmesine de vesile olduğunu vurgulamaktadır.


ORUCA NASIL NİYET EDİLİR?
Niyet etmek orucun şartlarındandır. Niyetsiz oruç sahih değildir. Kalben niyet etmek yeterli ise de niyeti dil ile ifade etmek menduptur. Oruç için sahura kalkılması da niyet sayılır.


Ramazan orucu, belli günlerde tutulmak üzere adanan oruçlar ile nâfile oruçlar için niyet etme vakti, güneşin batması ile ertesi gün tepe noktasına gelmesi öncesine (10 dk.) kadarki süredir ancak imsaktan sonra yapılacak niyetin geçerli olması için bu vakitten itibaren bir şey yenilip içilmemiş, oruca aykırı bir iş yapılmamış olması gerekir. Aksi takdirde gündüz niyet caiz olmaz. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/85) Bu oruçlar için “yarınki orucu tutmaya” şeklinde mutlak niyet yeterlidir. Bununla birlikte geceden niyet edilmesi ve “yarınki Ramazan orucuna” şeklinde orucun belirlenmesi daha faziletlidir. Ramazan’ın her günü için ayrı niyet edilmesi gerekir. (Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/126-127)


Kaza, keffâret ve bir zamana bağlı olmaksızın adanan oruçlar için gün batımından itibaren en geç imsak vaktine kadar niyet edilmiş olmalıdır. Bu tür oruçlara niyet edilirken, “falanca kaza, keffâret veya adak orucuna” şeklinde belirtilmesi gerekir.


Şâfiî mezhebine göre ise nâfile dışındaki tüm oruçlara geceden niyet edilmelidir. İmsak vaktine kadar niyet edilmemişse o günün orucu geçerli olmaz. Nâfile oruçlara ise güneş tepe noktasına gelmeden öncesine kadar niyet edilebilir.


ORUÇ TUTMAKLA YÜKÜMLÜ OLANLAR
Oruç Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olanlara farzdır. (Kâsânî, Bedâ’i, 2/87) Oruç tutmakla yükümlü olma şartlarını taşıdığı hâlde yolculuk, hastalık, yaşlılık, gebe veya emzikli olmak gibi bazı özel durumlardaki kimselere oruç tutmama ruhsatı verilmiştir. Bu kişilerin mazeretleri geçici ise daha sonra kaza etmeleri, ölünceye kadar kalıcı ise her bir gün için bir fidye vermeleri gerekir.


Diğer yandan kadınların hayız ve nifas halinde oruç tutmaları haramdır, bu şekilde tuttukları oruç geçersiz olur. Bu hallerinde tutamadıkları oruçları daha sonra kaza etmeleri gerekir.


Oruç tutmakla yükümlü olmamakla birlikte, ergenlik çağına gelmeyen çocukların alıştırılmak ve ısındırılmak maksadıyla namaz kılmaları ve oruç tutmaları teşvik edilir. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.s.), yedi yaşından on yaşına kadarki sürede çocuğun namaza alıştırılmasını istemiştir.