ABD tahvillerinde getiri farkı daralıyor: Uzun süreli yüksek faiz beklentisi güçlendi

ABD’de faiz oranlarının uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, tahvil piyasasında uzun ve kısa vadeli getiriler arasındaki farkı daralttı. Beş yıllık ve 30 yıllık ABD tahvilleri arasındaki getiri farkı yaklaşık 81 baz puana gerileyerek Mayıs 2025’ten bu yana en düşük seviyeye indi.

Giriş: 26.05.2026 - 13:54
Güncelleme: 26.05.2026 - 13:54
ABD tahvillerinde getiri farkı daralıyor: Uzun süreli yüksek faiz beklentisi güçlendi

ABD tahvil piyasasında Fed’in para politikasına ilişkin beklentiler fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ediyor. Yeni Fed Başkanı Kevin Warsh yönetiminde faiz oranlarının daha uzun süre yüksek tutulacağına yönelik beklentilerin güçlenmesi, kısa vadeli tahvil getirilerinde satış baskısını artırdı. Bu tablo, uzun ve kısa vadeli ABD tahvil getirileri arasındaki farkın son bir yılın en düşük seviyelerine yaklaşmasına neden oldu.


ABD TAHVİLLERİNDE GETİRİ FARKLARI DARALIYOR

ABD’de faiz oranlarının uzun süre yüksek kalacağı beklentisi, uzun ve kısa vadeli tahvil getirileri arasındaki farkı daraltıyor.


Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh yönetiminde faiz oranlarının daha uzun süre yüksek tutulacağı beklentilerinin güçlenmesi, tahvil piyasasında kritik göstergelerde dikkat çeken hareketlere yol açtı.


Yatırımcıların uzun vadeli borçlanma araçlarını elinde tutmak için talep ettikleri primin önemli göstergelerinden biri olan beş yıllık ve 30 yıllık ABD tahvili getirisi arasındaki fark yaklaşık 81 baz puana geriledi.


MAYIS 2025’TEN BU YANA EN DÜŞÜK SEVİYE

Beş yıllık ve 30 yıllık ABD tahvili getirisi arasındaki fark, Mayıs 2025’ten bu yana görülen en düşük seviyeye indi.


Bu hareketin temelinde, Fed’in politika beklentilerindeki değişimlere daha duyarlı olan kısa vadeli Hazine tahvillerindeki satış dalgası yer aldı.


Kısa vadeli getirilerdeki yükseliş, uzun vadeli getirilerle aradaki farkın kapanmasına neden oldu.


2 YILLIK VE 30 YILLIK TAHVİL FARKI DA GERİLEDİ

Cuma kapanışı itibarıyla 2 yıllık ve 30 yıllık tahvil faizleri arasındaki fark da Temmuz ayından bu yana en düşük seviyesine indi.


Bu gelişme, tahvil piyasasında yalnızca orta ve uzun vadeli getiriler arasında değil, kısa ve uzun vadeli getiriler arasında da belirgin bir sıkışma yaşandığını gösterdi.


Piyasalarda Fed’in bu yıl para politikasını sıkılaştırması gerekebileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesi, kısa vadeli tahviller üzerinde baskıyı artırdı.


İRAN SAVAŞI ENFLASYON BEKLENTİLERİNİ YÜKSELTTİ

Yatırımcılar, İran savaşının 2023’ten bu yana en büyük enflasyon artışını tetiklemesinin ardından Fed’in para politikasında daha sıkı bir duruş sergilemesi gerekebileceğini fiyatlıyor.


Enflasyon beklentilerindeki artış, faiz oranlarının uzun süre yüksek kalabileceği görüşünü destekledi.


Bu durum, özellikle Fed kararlarına daha hassas olan kısa vadeli tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketi beraberinde getirdi.


TRUMP’TAN WARSH’A BAĞIMSIZLIK MESAJI

ABD Başkanı Donald Trump, daha önce Fed’e defalarca faiz indirimi yapması için baskı uygulamıştı.


Ancak Trump, cuma günü yaptığı açıklamada Kevin Warsh’ın merkez bankasını bağımsız şekilde yönetmesini istediğini söyledi.


Bu açıklama, piyasada Warsh yönetiminde Fed’in faiz indirimine zorlanmayabileceği ve para politikasında daha sıkı bir çizginin korunabileceği beklentisini güçlendirdi.


NOMURA: FAİZ İNDİRİMİ BASKISI AZALIYOR

Nomura Holdings kıdemli stratejisti Andrew Ticehurst, veriler ve siyasi gelişmelerin faiz indirimleri için baskının azaldığını gösterdiğini belirtti.


Ticehurst, “Veriler ve siyasi gelişmeler faiz indirimleri için baskının azaldığını gösteriyor ve kısa vadeli getiriler yeniden yükseliyor.” değerlendirmesinde bulundu.


Ticehurst, Trump’ın Warsh’ın “kendi işini” yapmasına izin vereceğine yönelik yorumlarının da bu süreci desteklediğini ifade etti.


WALLER’DAN FAİZ ARTIŞI İHTİMALİ MESAJI

Daha önce iş gücü piyasasını korumak için faiz indirimlerini savunan ve Trump tarafından atanan Fed Guvernörü Christopher Waller da tonunu değiştirdi.


Waller, geçen hafta merkez bankasının bir sonraki hamlesinin faiz artışı olma ihtimalinin de aynı derecede yüksek olduğunu söyledi.


Bu açıklama, Fed içinde faiz artışı seçeneğinin yeniden masaya gelebileceğine ilişkin beklentileri güçlendirdi.


WALL STREET BORÇLANMA MALİYETLERİNDE ARTIŞ BEKLİYOR

Wall Street tarafında da borçlanma maliyetlerinin yükselebileceğine ilişkin beklentiler öne çıkıyor.


JPMorgan Chase & Co. Üst Yöneticisi Jamie Dimon, faiz oranlarının çok daha fazla yükselebileceğini söylemişti.


Piyasalarda uzun süre yüksek faiz senaryosunun güçlenmesi, tahvil getiri farklarının daralmasına ve kısa vadeli getirilerde yukarı yönlü baskının artmasına neden oluyor.


TAHVİL PİYASASINDA FED BEKLENTİLERİ BELİRLEYİCİ

ABD tahvil piyasasında getiri farklarının kapanması, yatırımcıların Fed’in yüksek faiz politikasını daha uzun süre sürdürebileceğine yönelik beklentilerini yansıtıyor.


İran savaşının enflasyon üzerindeki etkisi, Trump’ın Warsh’a yönelik bağımsızlık mesajı, Waller’ın faiz artışı ihtimaline açık kapı bırakması ve Wall Street’ten gelen yüksek faiz uyarıları, tahvil piyasasında fiyatlamaları etkileyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.


Bu gelişmelerle birlikte kısa vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş, uzun ve kısa vadeli tahviller arasındaki farkı son bir yılın en dar seviyelerine yaklaştırdı.